Bu ülke ne zorluklar içinde kuruldu. Yokluklar içinde var olma savaşı verilerek hayata gözlerini açtı. Çanakkale’de 25 Nisan 1915 zaferi var ki savaşın akışını ve kaderini değiştirmiştir. Bir Must..
Hani bazen bir düşünce alır insanı başka diyarlara götürür ya.. Hani bir rüya, bazen okyanuslarda bir yerlere götürür ya. İşte yaşanan ve yaşanmayan ne varsa ; içinden geldiği gibi, bir volkanın pat..
Hani bir şehir deprem sonucu yerle bir olduğunda, yıkıntıların altında bulunan canlılara ulaşmak için; “ Hey! Sesimi duyan var mı? ” diye seslenilir ya. İşte şimdi biz de seslensek, kaç kişi duyar ö..
Bir düşüncedir alır götürür bazen, bizi engin denizlerin ardından; Finike’nin karasularına doğru. Sarar, düşünceler denizi içinden gelen dalgalar içimizi; yüzmesini bilmeyen bir insanın, denizde yü..
Finike’de bir gün, işte yeniden doğuyor. Caddeler boş, yeni günü içinde. Hafiften bir duman sarar insanların içlerinde, bin bir düşünce de ilerleyen saatlerde. Kimi işte, kimi işsizlikte düşünür i..
Sen, benim gül bahçemin biricik gülüsün. Biliyorsun, seninle acı tatlı nice günlerimiz oldu. Olur ya, bir gün ansızın koparsam aranızdan, sen koparma, koru dalımızı olur mu? Ne zaman dönülmez bir yola..
Ey Türk Gençliği! Nice zorluklar içerisinde, yokluklara meydan okuyarak; önce askeri, sonra siyasi ve ekonomik zaferleri ulusça göğüsledik. Başardık. Geleceğe miras bıraktık. O yokluk arasınd..
Bu ülkede her isteyen istediği yere gömülecekse… Vasiyet edilenlerin her istedikleri yerine getirilecekse… Günü gelince beni de gömün Atatürk’ün yanına; vasiyetimdir. Atatürk ilkeleri gün g..
Öyle bir gün gelir ki; duygular, düşünceler içinde gittikçe ağırlaşır, ağırlaşır ve artık kurşundan ağır gelen o son sözlerden sonra yavaş yavaş her şey cılızlaşır, etkisizleşir, kaybolur gider sen..
Sözcüklerin ifadesini kaybettiği, anlamsızlaştığı anlar, günler yaşanır ya. Boğazından bir türlü toparlayamazsın, tükenir gider bir an sözcükler dudaklarından ya. İşte hayatın içinde yaşanan öyle..