Kararmış mı hava yine, farketmedim. Aydınlığı sadece güzel sohbetlerin sonunda görebildim. Hangi dilde, hangi zihinle ve hangi bedende başlayıp sonlandıysa da günüm, hayallerin hep kırıldığını görd..
Hangi hayal ki bu, gerçek kılmaya kıyılamayacak kadar güzel gelir. Kendi içinde bir saltanat, hüküm.. Sanılandan zor, oldurması kolay, var olan bir aşk. Hiç bilmediğim bir tanım..
Yağmur vardı sokak ışıklarının altında parlayan. Bir de kendi kişiliğini üstlerine atıp, verdikleri değeri göremediğim, hayali sevgililerim... Yorgun gelip yorgun giden bir çok düşün ardından, insa..
Çözüm olmaktan kaçarcasına yaklaşıyor bedenime. Ruhuma işliyor her bir saniyesi, ölümü özlercesine. Sanki daha önce ölmüş gibi, bilirmiş gibi ne olduğunu; sorgulu sualli yarışa girmiş akreple yelkov..
Şimdiki zamanın '-di'li geçmişinde, yazdığım tüm satırların damlası dökülürdü avucumun içinden parmaklarımın arasına. Süzülürdü birer birer kurduğum sözlükler. Kustuğu nefretin içinde, sevgiyi aradı..
Küçük bir kalp atışının ruhumda can bulmasıydı varlığın. Çocuğum gibi en ufak şeyde üzerine titrediğim minik bir beden.. Kim bilirdi tek günde hayaleti kalacaktı evimde ruhunun. Senle bir parça koptu ..
Mümkünâtı olan tüm kuramları bir sandığa kilitleyip, oldu olacak en geniş gururumuzla oyunlara devam edelim. Saklanbaçın kurallarını çiğneyip gün yüzüne çıkar, arada da saçmalarız kendi hikayemiz..
Hissisliğin doruğunda rüyalara karışırken zihin, ellerinden tutanı da istemezsin. Hayal kırıklıklarıyla dolu bir bünyeye fazla gelir mutluluk, irdeler ve bulur bir yolunu huzur içindeki huzursuzl..
Tüm kalp kırıklıklarımı, anılarımı, bin beş yüzü aşan günlerimi, şiirlerimi, şarkılarımı, mutluluğumu, hüznümü, kanatlarımı bir poşete koyup yelkovan ve akrebin hızından şüphesiz, aflarına ..
Sayfalarca mutsuzluk, keder, hüzün ve siyaha bağlamış kelimeleri açıklayan onca yazıdan sonra reiki ya da nirvanayla elde edilmemiş bir iç huzurun sesi yankılanıyor bu günlerde. Karamsarlığın sar..