- Kategori
- Deneme
Olumluluk

Sayfalarca mutsuzluk, keder, hüzün ve siyaha bağlamış kelimeleri açıklayan onca yazıdan sonra reiki ya da nirvanayla elde edilmemiş bir iç huzurun sesi yankılanıyor bu günlerde. Karamsarlığın sardığı bir kaç yılın içinden sıyrılıp, illaki olması gerekmeyen kavramlara vardı dilim. Elimi ayağımı bağlayıp, belli düşüncelere hapsetmiş hayali arkadaşların içinde çürümeye başlamış eski bir romandım. Büyüdüm, şekillendim, her bitişe bir başlangıç, biten her şeye güzeldi dedim.
Sorunun özü, bunları yalan görmekten geçiyormuş zaten. Kendini kndırma, pozitif düşünme eğilimleri... Hayır, asıl gerçek ışık enerjisi. Bir semazenin ibadetinde, bir çocuğun masumluğunda, içinde kötülük barındırmadıkça yanında kalacak bir ışık...
Özgüven! Tüm eksiklik bu değil miydi zaten. Hataysa da benim hatam. Aslında hepsi benim hatam. Ben öyle yapmasam, ben böyle yapmasam ve ben şöyle yapmasam... Yaptık. Legolarımızın arasına hileli parçalar sıkıştırdık. Daha sağlam temellerde bir kişilik kurarız sandık. Bir çok var oluşun içerisinde boğulmayı aklımızda tutamadık.
Sözüm de ben de meclisten dışarıyız şimdi. Kendi küçük dünyalarınızda boğulmaya devam edin. Kelebek olmak için illaki bir aşka ihtiyacım yok. Uçmayı bilmeyen yere çabuk iner; elimden geleni yaptığımı bildikçe karşımdaki kaybeder! Bu saatten sonra bizi ne mutsuz ne umutsuz eder?
Ölüm olmadıkça sonunda, paylaşabildiklerimle mutluyum. Yalnızlık dediğiniz sizin lüksünüz kendi psikolojik savaşlarınızda. Şükür edip, beterinden korumasını dileriz. Elimizde kalan en büyük güçtür inanmayı seçtiğimiz.