Evet. Bir akşamüstü daha İstanbul'da. Alıştığımız Aralık ayazlarının yerinde güneş göz kırparken usul usul ılık bir rüzgar eşlik ediyordu kendisine. Günü, güneşiyle hatırlarken çöktü yavaş yavaş kara..
Uzun oldu yazmayalı. Kaleme kağıda olan küskünlüğümden değildi halbuki. İki kelimeyi bir araya getirememe tedirginliğiydi parmaklarımdaki, başlayıp sonunu getirememekti beni endişelendiren. Yaz..
Yazmak, insanın kendini bulması değil midir aslında. Etrafında ki tüm insanlardan gizlediği o kırılgan yanlarını dile getirmenin en kolay ve anlaşılır yolu mesela. İyi misin diye soranlara sa..
.. Ölümler çıplak gelir..Geceyi indirir yavaşça gözlerime.... Gidişin meğer ne kadar yoksun bırakmış tüm renklerden. Bugün anladım. Her yer siyah beyaz. Ses yok, soluk yok. Bir ..
Senin alev gözlerinEritse şu ruhumuBuz olur kesilirimYanarken içim.. En az senin kadar eskidir bu şarkının bendeki yeri. En az senin kadar derinlerdedir kopardığı fırtınalar. ..
Yine kendime kaldığım bir gecenin öncesi. Karanlığın hükmünün başladığı anlardayım. Güneş kendini gizlesede son günlerde arada usul usul hissettiriyor o sarı sıcak halini. Günlerden Perşembe, ay..
Neden bilmiyorum belki de havalardandır diyerek fısıldıyorum. Sokağa çıkar çıkmaz yüzümde tokat gibi patlayan o soğuk rüzgar günün ilk saatlerinde pek endişe verici olmasa da gecenin ayazı ile birleşi..
İstanbul ıslak birkaç gündür. Kasım'a teslim olmuş gibi bu koca şehir. Beyaz bayraklar sallayarak karşılıyor soğuğun buz kesiği hallerini. Artık karanlıklar daha nemli ve gece eskisi kadar sakin değil..
Gidişinin ardından karalar bağlayıp umutlarımı bir kibrit alevinde yaktığımı hatırlıyorum. Gecenin siyahına inat aydınlatıyordu kızıl alevlerim kararmış ruhumu. Saatlerin yerine mıhlandığı anlarım old..
Gece.. Fonda sensizliğe inat senli bir şarkı, duvarlarımda hayalinin gölgeleri. Cama vuran yağmur damlaları eşlik ediyor bu kez, ay ve yıldızlar çoktan aldı yerini. Kağıdım kalemime hasret nice..