Esra - Yonca abla kız kardeşini alıp getirirse bende giderim anne, yoksa gitmem dediğinde - Babana seni bir şikayet edeyim de gör diye tehdit ediyordu. Esra - Ben senin üvey kızın olsaydım, babama ..
Kızlar birbirlerine hafta sonu söz verdikleri gibi hazırlıklarını yapmış ve pazar sabahı buluşmuş ve yola çıkmak için Sedat ve kardeşlerini bekliyorlardı. Sedat bir minibüs ayarlayıp kızları mahall..
Yonca - Bakalım ne zaman mı çalışacağım? Semtten semte taşınmadınız, büyük bir şehirden metropole taşındığınıza dikkatinizi çekerim. Vedatla aranızda dağlar var, o daha mülayim, sen biraz..
Nehir - Hazır doymuşken, sıra bana gelsin Solmazcığım, yemek mi seni, yoksa sen mi yemeği yedin. Biraz sonra anlatabilirdin canım deyip arkadaşına gülümseyerek, kendi yaşantısından anlatmaya başlad..
Kız kardeşinizi burada yargılamıyorum, önce bunun altını çizelim. Ama bunun adına maymun iştahlılık denir, bu benim fikrim. Ankara'da kurulu düzeniniz varken, Nil, Türkiye'nin her hangi bir şehrind..
Vedat sözlerine kaldığı yerden devam ederek - Sahi, başka bir iş yeriyle daha konuşacaktın, inşallah mutabık kalır, orada iyice sebat edersin Sedat. Oturduğumuz apartman dairesi, çok şükür ..
- Üç kız arkadaşız, beraberliğimiz ilk okul öncesine dayanır, öyleyken dahi, kendi ebeveynlerimiz bile, bir araya geldiklerinde, biz kızlarından taş üstünde taş koymazlar. Rahmetli Ayşe teyze, yani..
Abla kardeş yerde birbirlerine sarılarak ağlarken, çatal dilli üvey anne - Dur bakalım, bunca dik başlılığınla sen, bizim başımıza kim bilir daha neler açacaksın. Esra - Babamı sen dolduruyorsun, s..
Yonca - Çıldırdın mı kızım sen, yok kaçarmış falan, iyi kaç bakalım, ya sonra!? Kucağında bir bebekle, beğenmediğin mahalleye tıpış, tıpış geri dönersin, bizden nasıl ayrılacaksın, bak bunu gerçekt..
Bireyler bazen dedikodusu yapılan bazende yapan konumda olurlar, şayet karşı tarafı incitmiyor ise, bu normal olanı, birde olumsuz yönü var ki, kendini alı-koyamadığından çevresine olduğu kadar ken..