Aydınlık yüzleri olsun insanların, aydınlık ve tek olsun yüzleri. Riyakâr olmasınlar, düşman olmasınlar, düşmanlık etmesinler kimseye. İnsanlar tok gönüllü olsunlar, cömert olsunlar..
Farklı ve güzel bir söz söylemeye gör, duyulmamış bir hikâye düşmesin dilinden, hayran bırakırsın etrafındaki herkesi. Kafiyeli şiirlerin olsun, kalbe ve ruha hitap eden, kulağı da unutmada..
“Merhametten maraz doğar.” Dedi büyükler. Dedi ve çekildiler kendi dünyalarına. Merhametten maraz doğmasın diye, merhamet etmeyi unuttuk. Sevmeyi unuttuk. Sevmeye layık kimseler bulamadığımızdan mı..
Doğaçlama yağsındı yağmur, rüzgâr kendiliğinden essindi. Sesler yükselsindi ağızdan çıkar çıkmaz, kulaklara kadar… Soğuk üşütmese ne anlamı olurdu ki güzün? Yağmur ıslatmasa bulutla..
Kocaman plazalar yaptırıp sırça köşklere çekilen insanlar, binalarının heybetini sokarlar gözünüze. Işıklar binanın janjanlı tarafını aydınlatır geceleri. Uzaktan baktığında hemen verirsin ..
“Yaptığı işten emin olan ve kendine güvenen insanlar övülmek istemezler.” Diye bir söz vardır. Bu söze bakılırsa günümüzde kendisine güvenen kimse yok gibi. Nerden mi biliyorum?..
Herkesin içinde gizli bir yaşanmamışlık vardır, alenen çektiği acılar… Herkes birilerini kandırmıştır hayatta, en çoğu da kendisini. Bakışlarıyla kandırmıştır, sözlere zaten inanan ..
Soğuk kış günlerinde, ağzınızdan çıkan söz üşür, sesiniz gitmez avazınızın çıktığı kadar bağırsanız da istediğiniz kulaklara. Kulaklar paslanmıştır belki kim bilir? Lambada titreyen alev üşüyor, de..
Kökleri sağlam olmalıydı ki kımıldamıyordu yerinden. Dimdik ayakta işte, ayağını yerin dibine salmış, yer titrerken bile titremiyordu. Dünyaya denge sağlıyordu kendi çapında. Eğilmez bir be..
Şimdi saatleri geri almanın, dünü geri getirmenin bir anlamı yok sanırım. Bunu düşünmek bile abes. Düşünmeden edemeyeceğim, söylemeden de edemeyeceğim, dersin ya, söyle ve düşün! Ya da düşü..