Bir adım atsan olmaz bazen, atmasan içine dert olur. Kendini çeksen için acır, çekmesen kendi kendine yanar sönersin. Boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz bazen. Yanındadır uzak san..
Nereye gittiğim hakkında hiç bir fikrim yok. Bir sonsuzluk içindeyim. Şarkılar gibi ruhuma dokunup, dokunup kaçıyorum. Korkuyorum... Geçmiş de yok, gelecekte. Sonsuz bir boşluk var. Rüzgar acıları..
Hayatı olduğu gibi kabullenmek bazıları için bir vazgeçiştir. Hayatın kendisinin bir yaprak gibi oradan oraya savuruşunu kabullenemezler. Beklentileri çoktur. İçlerinde bir kin, bir isyan büyütürl..
Kardeş mecburi arkadaşmış, arkadaş ise seçilmiş kardeşmiş. Bir gün cephede, iki arkadaş düşmana silah sıkarken, arkadaşı öndeki diğer hendeğe hareket halindeyken vurulup hendeğe düşmüş. Ger..
Ne çok şeyin kölesiyiz. En çok da kendimizin. Kendi kendimize demokrasi icat etmiş, boyun eğeceğimiz efendilerimizi seçmişiz. Evcilleşmiş köleleriz biz. 400 - 500 kişinin çıkaracağı kanunlara, yasa..
İnsanların yaşaması kolaylaştıkça, kalpleri nasırlaşıyor. Hep yeni oyuncaklarla ilgilenmekten, kalplerine, ruhlarına bakmayı unutuyorlar. Bitmez, tükenmez ihtiyaçlarının ve sonsuz isteklerinin esir..
Yine arada bir cozurtuyorum. Yavaş yavaş deliriyorum kimse farketmesin diye Niye yazıyorum ki diyorum. Niye konuşuyorum ki onunla bununla. Ya bu şarkılar..
Bu rüzgarlar nereden gelir nereye eser? Rüzgarda havada uçan poşetin serseriliğine kıskanırım bazen. Bu rüzgar nereye eser? Ağaçlar bilir mi sorsam? Ayaklarımı kessem yerden, kapılsam pişman olur m..
Küçük odam, sırdaşım, mum ışığında, karanlıkta düşünüp duran dostum, hayal galerim benim. Küçük odam, yanı başında kemanın, içinde şarkının, kitabın. Geçerken bile bir göz atarım, bazen gidip pence..
Bu sabahta ölmemişim, kalktım yatağımdan. Ve yine geçti gün, akşam oldu… Yine gün batımı işte. İçimde Giovanni Marradi “Just for you” çalıyor. Şöyle biraz hafifledim. İçim ışıl, ışıl parıldadı, büt..