Sana çok şey söylemek istiyorum, ama istediklerimi kelimeler sığdıramıyorum. Dur gitme diyeceğime her defasında yüz çeviriyorum. Gidiyor musun? Git.. Sana çok şey ha..
Daha ilk baskıda çıktı sorun; neymiş kapağındaki mavi koyu olmuş.. Düşündüm nasıl bir mavi olmalıydı diye; Deniz mavisi, gök mavisi, gözlerinin mavisi.. Çok banal. Bana göre değil aşk. Yeşi..
İçimdeki sendin biliyorum, kalbimin kapısını çalıpta kaçan, gözlerime su serpip içimde bi yerlere saklanan sendin. Yağmurun yağması umrumda değil kapında bekliyor olacağım sen çıkana dek ev..
Sakin ol-sakin ol-sakin ol... Saymaya hemen başla 2-4-8-16-32-.... Olmuyor.. Baştan başla zamanı geri almadan. Evden çıktım-eve girdim-evden yine çıktım ve eve geri girdim p..
* Kafam karıştı çokta yakışmıştı niye karar değiştirdin. - Bu değil. Birde şuna bakalım. *Artık yoruldum. -Pes etmek yok, bu sefer son göreceksin. *İnşallah. ..
Gözlerime hapsettiğim tüm senleri azad ettim bugün. Neye benzediğini hatırlamıyorum. Git-meseydin, git-meseydim de azad eder miydim seni. Aklıma kazıdığım gülümseyişi sildim, tuhaf..
Asi bir sonbahardı bizimkisi. Sonbahara inat yapraklarını dökmeyen akasyalar değildi deliren, içimizdeki 'sen'di. İçimizdeki 'ben'di. Ölen aşk değildi, öldürendi bizimkisi. Ne olurs..
-Son 4 yazı hep aynı isimle, aynı serzenişle çıkıyor. Nedir bu kederle alıp veremediğiniz gülüm? * Afitap sabit dursa ona buna bakmayıp bana gelse diyorum. -Hayır Afitap kim ki? Yan..
Yorum yapabilmek için kısmak gerekirdi alevini, görmek için aşkını belki de hiç dönmemek üzere gitmek gerekirdi. Uzun bir gece olacaktı belliydi. Uzun zamandır bu kadar konuşmamış, bu kadar..
Hiç varolduğunu bilmediğiniz birine aşık oldunuz mu? Ya da varlığıyla sizi mutlu edebilecek insanın aslında hiçte uzakta olmadığını hissettiniz mi? Kaybolan zamana inat belki de içi..