Hüdaverdi’nin hem aklı, hem de kalbi cebindeydi. Her zaman cebindeki parayı düşünürdü. Arasıra cebinden masa üzerine çıkarır, sayardı. 30 tane 200 lük, 6 tane 100 lük,..
Asmalarda üzüm… Yosmalarda gözüm… Biraz daha durursam… Çapkınlıkta gözüm… Vaaaay! Vaaaayyy! ..
Çocukluğu bahçelerinde geçen Kâmil, bahçe şoförü Hasan’dan erken yaşlarda traktör sürmesini öğrenmişti. Davutlar yolu üzerinde ilerlerken Soğucak’a doğru saptığımızda yamaçlarda geniş..
Kayserili Ersel arkadaşımız, Kuşadası’ndaki kültürel değişim ile ilgili bana bir öykü anlattı. Bu öykü, çok eskiden Ada’da yaşayan yörüklerle ilgili bir sahneyi ve Ada’nın bugünkü durumunu gözümüzü..
Kuşadası’nın turizmde yeni yeni parlamaya başladığı yıllar. O yıllarda Ada küçücük şirin bir kasaba. İnsanların gözleri daha paraya açılmamış. Döviz yok, ticaret de çok az, birkaç tane kuvvetli işy..
Eski hanutçu Halil o gün çok efkârlıydı. Sigara üzerine sigara yakıyordu. Yıllarının geçtiği Kuşadası sahilinde bir banka oturmuş, hayal meyal, gözünün önünde yaşadığı hayatı tekrar canlandırıyordu..
Rehabilitasyon merkezinde görevli arkadaşımla sohbet ederken ona engelli çocuklarla ilgili sorular sordum. Hepimiz canlı varlıklar olarak bu dünyada yaşayıp gidiyoruz. Ancak, kimimiz için bu hayat ..