Puslu, karanlık, yağmurlu bir gündü. Soğuk. Martı çığlıkları geliyordu. Arada, yattığı yerde pencereden görebildiği kadar uçuşan martılar geçiyordu. Deniz yakın olmalıydı. Neredeydi? Yeni yeni top..
Selami ile dalgakıranın en ucunda taşların üzerine oturmuş konuşuyorlardı. Issızdı ortalık. Yüzleri denize dönük, yüzlerinde denizden yansıyan ışık, ikisinin de uzak bakışlı gözlerinde m..
-İyileşir mi şu anda cevaplamak zor. Gelişmeyi zaman gösterecek. Bir hayal dünyasında gibiydi sanki. Işığı algılıyordu. Sözcükler dalgalanan yoğun bir akışkanlığın duvarlarına çarpıp birb..
İçinden el ayak çekilmiş bir yaşlı adam tenhalığına dönmüştür zaman. Başıboş köpek havlaması çoğalmalarıdır sokak köşelerini yuvarlanarak dönen. Bir de havalanıp sonra denizde sönüklenen martı çığ..
Eskiden sırataşların Zeytinli Ada'ya uzandığı yer doldurularak yapılan mendireğin kuytusunda limanda, iki katlı balıkçı tekneleri Volvo-Penta güçlü motorları suskun, denizin hafif soluganlarına uy..
Sesler azaldı. Uzaklaştı. İçerideki portatif sesi kısık radyodan gelen Kürdili Hicazkar Longa'nın sesi belirsizleşti. Bir sessizlik tül gibi indi ortalığa. Akşam. Gün karardı. Deniz aydınlandı kopk..
Gelip geçen arabalar azaldı önce. Sonra oradan oraya taşınan insan kalabalığı. Etraftaki arapsaçı gürültü sonra. Uzadı sessizlik...Çekildikleri arkalıklardan çıkageldiler, önce serçeler göründü sa..
Bir koyu karanlıktı. Sonra bir ucundan nokta gibi belirdi ışık. Uzadı. İkiye böldü karanlığı. Yırttı. Açıldı, aydınlandı...Mavilik kapladı sonra. Dalgalandı. Bulut geçişi gibi bir mavilik. Gökyüzü ..
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. Bu şehir arkandan gelecektir. Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın, aynı mahallede kocayacaksın; aynı evlerde kır düşe..
Gün açılıyordu. Gökyüzü bir kurşuni griye. Sıkıntılı. Uçuşmaya başlamıştı kargalar. Rüzgara kapılmış kara bez parçaları gibi dağınık. Ve bağırtılı. Yukarılardan geçiyordu ıslak, ak kanatlı mart..