Karınca ezmez adımlarla yürüdü. Kalabalık yol açtı kendisine. Ellerini önde birleştirmiş, üzgündü. Kara camlı gözlük yaşla dolu gözlerini saklıyordu. Eller, kulaklara gittiğinde tüm kalabalık susku..
Yükselen alev ormanı kaplamıştı. Canlılar kaçış için yol arıyordu. Kıvılcımı tutuşturan kaygısız izliyordu oyunu. Yürekler tutuşunca sesler çoğaldı. Bir yaprağı yanan, büyüyen yangının korkulu yüks..
Öykü, bir tür adı olarak yazınımızda 19.yüzyıldan sonra kullanılmaya başlamıştır. Öykü, yaşamın bütünü içinde fakat bir bölümü üzerine kurulmuş derinliği olan bir büyüteçtir.
Sabah güneşinin ışıkları oynaşıyordu penceresinde. Uykulu gözlerini aralayıp yatağında gerindi. Yanı başında duran saatini eliyle yoklayıp görebileceği kadar kendine yaklaştırdı. Saat sabahın yedis..
Artık yürüyüş başlamıştı.Yürürken derin solumalar, havanın ciğerleri dolduran oksijeni tüm sporcuları mutlu kılıyordu.Son yıllarda toplumda gelişen bu spor etkinlikleri sağlıklı yaşam anlayışıyla y..
Dalga yükselip yükselip düşüyordu kıyıya. Sibel adımlarını açarken güzelliği, bedeni çevresinde yürüyenlerin, koşanların dikkatini çekiyordu. O yalnız önünde koşanın adımlarını sayıyordu, kimseleri..
Konup göçen insanlar kelebekler gibi mevsimlik değildi. Köyler büyük kentlere, Avrupa’ya akıyordu artık. Değişim göçle başlamıştı. Dur durak bilmiyordu süreç. (Düşler Yaşlanmıyor, Göç)<..
YAŞANMIŞIN EN GÜZELİ Dede olmadan önce dudağından düşürmediği türküyü tutturdu; kimseler duymuyordu. İzleyiciler top sahasında duyulan tok sese kulak vermişlerdi. Yür..
Harman sonuydu. Herkeste bir koşuşma vardı. İşini tezden bitirip içeri taşınmaya uğraşan köylüler birbirleriyle yarışıyorlardı sanki. Öküz çetenleri durmadan gidip geliyordu köy yolunda. Çete..