İçim kıpır kıpır bugün. Kendimi bir kuş gibi özgür hissediyorum. Çok zaman olmuştu kendimi böyle hissetmeyeli. Belki günler, belki haftalar , hatta aylar olmuştu. Sahile inmek ge..
Zaman durdu artık yetişemem verdiğim kayıplara. Geri döndüremem hiçbir şeyi. Eskisi gibi olmaz ki zaten.Canım gitmişti. Kayıplarımda hayatım vardı, yaşamım vardı, evim vardı, ailem vardı. Ç..
Sonsuz hayaller denizinde uçarken, sağ kanadımdan bir yara aldım. Ben minik bir kız çocuğuyum ya, daha elleri kolları bir kınalı bebeğim ya ağlamaya başladım. Zorla ağlıyordum. Kendimi sıka ..
Deniz kabukları tıpkı bir kaplumbağa gibi içine kapanmış yatıyordu yatağında. Örtüsü olan deniz, onları uyandırmak için elinden geleni yapıyordu. Onları bir sağa, bir sola sallıyordu. O..
Nobel kaldı bize Hüsnü ile Ragıp çayır çimende yuvarlanıp, koyunları otlatırken aralarında şu konuşmalar geçmektedir. Hüsnü: _Vay be! Bizden sadece Orhan pamuk aldı Nobel barış ödülünü.(..
Bir baba hasretiyle yanıp tutuşurken karşımda buldum onu. Bu heybetli, iri yarı, geniş omuzlu, koca göğüslü adam Murat hocaydı. İşte ben onu babam gibi sevmiştim. Yüreğimle ve kalbimle büsbüyük, ko..
Bir gün daha bitti. Güneş, sabahleyin nasıl doğudan doğduysa akşamleyin de öylece batıdan battı. Saat akşam sekizi gösteriyordu. Babamın işten gelme saatiydi. Yemekleri ısınsın diye gür gür..
Delikanlı koşar adımlarla tarlaya gidiyordu. İncir ağacı ona uzaktan gülümsüyordu. Gel beni topla dercesine dallarını, rüzgârın şiddetli esintisinde yere eğdiriyordu. Delikanlı tarlaya varınca ağac..
Yağmurun hızına bir türlü yetişemiyordu. Koşar adımlarla kollarının uzatıp, elinin avuç içlerini açıp yağmur taneciklerini yakalamak istiyordu. Tepeden tırnağa sırılsıklam olmuştu. Küçük Fatih'in h..
Adım adım büyük bir mutlulukla bu küçük mucizenin peşinden koşuyordu. Ne yapacağını bilmiyordu. Onun peşinden bir sağa, bir sola giderek zikzaklar çiziyordu. Bir araya gelseler dünyalar onun olacak..