Bir mahalle, sıcacık İki katlı, tek katlı, olmadı üç katlı evler Bakkalı, manavı, arnavut kaldırımı Üç sokağın kavuştuğu bir meydanı Bir de kenarından geçen tren yayları ..
Kadehim elimde temiz hayatlara bakıyorum Tertemiz, yemyeşil sokaklara İnce belli çay bardağına kuzinenin yanında Güz güneşiyle mahmur sokak köpeciğine Telaşlı korna ..
Çokça silgi tükettim Yazdıklarım bir tokat gibi bugünlerde Korkar mı insan yazdıklarından İçinin isini, pusunu kendi gözleriyle görmekten Bulanmamak için yazmıyorum
Kalemim yok Aklımsa tutamıyor sövgülerini Hiç olmamış gibi Yanmamış, yakmamış gibi içini Şu ayaklarımla kıçımın birbirine sevgisi bambaşka, Yine kıçıma vura vura koşuy..
Yok içmiyorum Sıkılan böğrüme reklam veriyorum Efes, tuborg, üzüm kızı... Bir rüzgar var dilimin ucunda Var olsam oyar, Yok olsam koyar adama kimsesizliğim Bir r..
Bir şeyler eksik olsun isterdim hep Eksik kalsın hayatımda bir yanım Yaş otuzbeşe tek kala Halâ oturtmaya çalıştığım o yanım Herşeyim tamdı Kolum bacağım, gözüm kula..
Bu... şarkı söylemek isteyip de lâl olmak gibi birşey İlk vurgunu yedikten, yiyip de yıllar geçtikten sonra Aynı vurgunla tekrar gömülmek gibi Kaçıncı diriliş Kaçıncı özlem ..
Şimdi görsen beni Sapsarı kesilirsin Hayal kırıklığını yılların sayısına bölmeyi bilemezsin Hoş matematiği hiç sevememiştin * Görsen beni İçin sızlamaz bile ..
Gözyaşı damlasıydı ıslatan gözlerimi Kupkuruydum hayata karşı İçimin yağları ağlıyordu hep Önceleri, zaman zaman dediğimiz uzun zaman Sonra ayda bir, on günde, haftada ..
Allak bullak bir bilinçaltı saldırısı Neler olmuş da silmişim tükenmez kalem silgisiyle İzi kalmış çıkıyor avazı Neler neler yaşamış bu cüsse İrisi ondanmış kabuğu kalın