Yürek taşıyordu, herkesden habersiz, Bir biçimsiz beden içinde.Ruhu ayrı yerdeydi.Belki, özgürlükler ülkesi, kimsesizler şehrinde.Kandan midesi bulanırdı, belki de görenlerin, Be..
Çamurlu ellerimle kaçtım annemdenkimi zaman...Ağlamaklı bahçeye attım kendimi.Çiçek yapraklarına, gülen insan çizdim ağlarken.Bazen, sevdiğimi kendime bile söyleyemedim.....
Güvenemedik hiç kimselere, Camımızın önündeki kuşlara bile.Verdiğimiz ekmek kırıntıları, Kuşların boğazına dizildi her seferinde.Biz iyilik yapmayı unutmuştuk.Bilerek ya da bilmeye..
Günahlarımızın bedelini, Onlar, ödüyor her seferinde.Ve;çoğu zaman...Küfürlere maruz kalıyorlar.Ne anaları kalıyor, ne de babaları.Ana avrat dümdüz ediyorlar insafsızca.Ama ..
............................................................................................................................Noktalı yerleri ben çoktan doldurdum beynimde, Aslında beni ..
Benimkisi ne uçurtma özlemiyle yanmak.Ne de , dondurması yere düşen çocuğun, Hıçkırıklarla ağlarken geride bıraktığı yankıydı.Bende o küçük yaramaz çocuk gibi ağlıyordum.Tek ortak yanı..
Biri beni izliyor mevziginden.Ateş yakmış yüreğimde, benden habersiz.Umutlarımı yakmış, ısınmak için.Gözyaşlarım beni boğmaya yeterken denizinde.Gücü yetmiyor kor ateşleri söndürmeye..
Şaka gibidi bu yaşanılanlar.Hani bir nisan şakaları gibi.Bazen sinir bozucu, üzgücü ve yorucu.Bazen de herşeye rağmen güzel.Hayata gözlerini ilk defa açmış küçücük bir bebek masumluğun..
Yılgın bir martıyım, Bugüne dek, uğranmamış denizin tam kıyısında.Hayatın kıyısında olmak gibi belki, Yönünü, mevsimleri ve cinsini şaşırmış.Gökyüzü öyle uzak geliyor ki...Doğumu..
Ne zaman birine deli bağlansam, İçimdeki kalabalık, Kendini çırılçıplak dışarı atar.Ne saklım kalır artık ne de gizlim.Artık ben bilinen sıradan birşey olmuşumdur.Ve bu sıradanlık...