Toprak değil trene verin beni. Mesela Haydarpaşa’dan yataklı bir vagona. Yata yata gideyim… Toprak değil trene verin beni. Mesela ikinci mevkid..
Barın teras katında saatlere böldüler bizi tik tak tik tak hiç sekmeden, çok dakik geçti yanımızdan memleket kurşunları. Sonra sabahçı kahv..
Hep çıplaktı ellerin çıplak olan ne varsa ellerindeydi zaten. Saçların dağılırdı mavisizliğe, yalnız gökyüzüne... Ne güzel ellerin var, dedin ya o gün ..
Leğen kemiği diyor, kadın şair sürekli leğen kemiği okuyorum yazılarında evet yıkandık biz orada kadının kemik leğeninde yıkandık doğumdan önce ak pak olduk ..
Uçurumdan atıyoruz tarladan dönen kadınları. Dokuz ölü kadından otuz sekiz öksüz… İşte yeni bir düş kancasındayım nerede başlar, nerede biter düş? Bükülen,..
Dağıtırım bu barı, dedim. Abi yapar mısın gerçekten, dedi Süleyman. Hayır, sen varken yapmam… Bir öğleden sonra başında bandana olan genç çocuk bir şey sor..
Karartıp en beyaz düşleri son kez denedi ölümü ancak ölüm onu denemedi aldı götürdü göl ağırlında… Hayata boy verenlerin elini gördükçe o eli tutası geliyor ..
Ne çıplak ellerin çıplak olan ne varsa ellerinde… Ne güzel ellerin var, dedin ya o gün ressam eline benzetip ellerimi ben hiç beceremem resim yapma..
Elektirik tellerinden düşüyor sıcak asfalt üzerine kurşun misali ağır kuşlar… Hasır üzeri Anadolu güneşi Hasır altı Anadolu ölümü… Bir k..
Yatırıp bir hastane odasına üzerine güller attılar çektiği içler gibi yaprak yaprak soydular. dost dediler abi dediler arkadaş dediler sevgili dedile..