En alt satırını kurşun kalemle deldiğim bi şiirin, usulca sızlayan sesini dinliyorum. Yine de pencere önündeki çiçekler senin için bakıyor güneşe. Kokunu tanıyor ve unutmuyor ..
Başka kıtalarda, klasik bir kitabın can sıkıcı ön sözünü okuyoruz. Sayfalar yalancı bi dostu andırıyor. Sararmış kanatlara sahip sigaraya düşkün yırtıcı bi kuş. Ve boynu bükülmüş yaşlı bir ağaç anl..
Yarım tütüne sarılmış yenik melodilerin eseri bu ıslık. Kışlık tabloları duvarlardan indirip yerine ferahlatan hayatlar astık. İyi olduğumuzu düşünüyoruz. Kendimizce. Bizce güze..
sigara da midemi bulandırıyor zaten artık. ellerim yabancı birine kucak açmışçasına tutuyor bu deliliği. kime ne diye dolduruyorum bardakları tanımıyorum içimi saran bu ideolojileri de...
hiçbir doğrumu etrafımdaki leş kokulu bedenlere anlatamıyorum tanrım. vefasızlığın bunca artışını, güllere koşup, kendime acıyarak kutluyorum. hüzün gibi ismime dokunan rüzgar. ..
seni gördüğümde içime biriken gül kurusu ve nane ellerinde narin bir kıvrım hayli yakın ve hayli uzak aynı altın tadında bir gülüş ve aynı narenciye. kulağının arkasından düşe..
bir tutam beyhudelikle birlikte her koşulda sen ve sen diye yaz yağmurları kanaviçeleri büyük annelerin sandık dizgileri naftalin kafesinde sevgilim umut daha da gizemli çünkü evinin p..
ben de oldu güz ve güç uğruna kendimi fütursuzca yokladım söylenene göre doyduğum yerde dağlar gibi insandım şimdi bildim bende ne buldu bu şiir merakı ama kalbimde birkaç satır ama sey..
ben dizlerimi döverken yorulup açtımdı kollarımı mazi camımdan süzülen yağmur damlaları ve gençliğim sigaramın ucunda tüter ben güldüğümdendir ben anlatır dururum / bir masal vardı rüya..
insan çok farklı şekillerde ölebilir neriman. insan çok uzun soluklarla, çok yalnız duraklarda ölebilir. işte bazen evimin önünden geçip duran arabaların sesi beni de neriman beni de yı..