Bir ileti gelmiş e-posta’da bekliyor… Eskiden olsa, Bir “Name” Posta Kutusunda Nazlı nazlı sahibini Bekleyip, kuyruk sallardı... Nerde o günler.. ..
Sayın kasap amca, Bana iki kilo et, Aman yanlış söyledim.. 200 gram kıyma ver.. (Deftere yaz olur mu.?) Babam öyle söyledi.. ..
Kaç bahar kış oldu kim bilir kaç gönülde güneş soldu Günler yas ile geçerken o yar filizlendi ömürler doldu. Nice günler teber teker peşimizden geldiler bize eş oldu Gözya..
Sözü ağzında geveleme Ne diyorsan, anlayalım Benimle evlenmek mi İstiyorsun? İyi duyamadım , Bebeğim Bir daha söyle Ne olursun.. ..
Aşk ateşiyle sarhoşem, mai mukadder benim meyim Sen bana yüz vermezsen ey yâr ayık olsam ben neyim. O laci gözler mutlak birinden bazı gizleri ebedi gizler Sazlıklarda..
Dağlar tepeler Çiçekler dolu Bir ayı buralardan Geçmiş. Koku, Ayı kokusu.. Çiçeklerin kafalarının Koparılmasından da Anlıyorum Doğrusu. ..
Güz rüzgarları fena esti Sevgilim kulağım yine çınladı Gökten üç tane güvercin düştü Biri mavi, biri kınalı, diğeri… İllaki nar zamanı. Ben ne yapayım elmayı, ayva..
Sıkı çalış Çok sıkı çalış Çok çalışırsan Bak abin gibi Şoför olursun Gecekondun olur, Arkasından sana Bir de taksi alırız. Seni evlendiri..
Bad-ı saba esersin ama Boğazda artık sana yer mi kaldı Tir-i müjgan hep ahlardadır ama dinleyecek el mi kaldı. Sensin kalbimizdeki gizli sırları faş eden o uzun feryat..
Alıp götürün bir araba sopa atın Bodruma atın üç gün kalsın Oradan çıkartın üç gün ıslatın Belki o zaman aklı başına gelir. Belki bu adamı asmak zamanıdır. ..