karanlıkların kıyısına çekildi şehirtüm sesler toplandı kuş kanatlarınane kadar renk varsa yokluğuna bulandı mevsimler, kavgalar, sevişmelersığ gülüşlere avuç açtı derin bir ya..
onbeşinde bir kız yırtılıyor şehrin göbeğinde beyaz avuçlarına geçmiş isyanın dört dişi adaklarını yüklediği yeşil çalı çırpı izlerinde kanıyor yarı çıp..
beyaz yalnızlıklar bürüdü bu kente benzi solmuş bir aşka renk veriyor dudaklarım her biri sana doğan çaresiz çocuklar büyüyor içimde sensizliği topluyor yüz sürdüğ..
gün ağlar kayısı çiçeklerinde penceremde soğuk bahar ışıltısı kuş cıvıltılarında buruk sevinçler buz beyazı denizde mutsuz dalgalar dolanır bileklerime ..
doğumgünlerimde söndürdüğüm mumlar şimdi yakmalıyım sizi; karanlıkta ve bensizdir annem yanımda olmayı ister kefen çıplaklığında öğretmeseydi büyümeyi ..
vakit; içimdeki derin acıya sızma vaktidir ! nefesinde yükselen ormanlar yanıyor yar geceye isini sürdüm ihanetin tam da ellerin gerek beni sarmaya oysa parmak uçları..