Zamanın ilerlemeye kıyamadığı bir gece Sağ yanımda Prenses, sol kıyısında ben Kaf Dağı’nın kapısına dayandık Aldırmadık sirenlere Peşimizden kovalayan meleklere Koştuk kalp çarpın..
Körpe bir yıldız süzülmüş, Arka penceremin kapalı perdelerinden sessizce yüreğime, Geçmişin izlerini unutan buğulu düşlerimin kirpiklerinde dans etmiş gizlice… Işığının bronz..
Bakma bana öyle ne olur Ellerim titriyor, yutkunamıyorum Çevirme başını başka yana Cesaretim kırılıyor konuşamıyorum Kalkma masadan ne olur Daha çayın bitmedi Ne kadar kısıtlı..
İlkbaharın devşirme çiçekleri gibi albeniliydi gülüşün, Kapkara bulutlarından akan sağanaklar Seni Sonbahar sevdasına düşürene değin...Ayazlarla firar ettiğinde Kırık camların ark..
Tebessüm fısılda geceye Kör karanlığa bak umuyla Gülümse! İp atlasın yüreğin Zifir sancılar biter elbet sabahleyin Kapatma gözlerini Sal rüzgâra hislerini Dileğim;Yağmu..
Açma Tatlım Rengin kırmızı bile olsa Kıyamam bakmaya yapraklarına Uçma Saf duygulu olsa da gökyüzü Benim değilse parmaklar Rüzgâr da dokunamaz kanatlarına Kıskanırım geceyi..
Bir gazete kağıdına sarılı dünden kalmış kuru ekmeğimin siyah zeytini İnce belli cam bardağa doldurulmuş demli çayımın tek kesme şekeri Cevizli burma kadayıfımın Koyu kıvamlı şerbe..
Uzaktan bir rüzgâr getirmiş seni Bitap yüreğinin aşk motifli yırtık heybesinde Ne tebessümün, ne ferahlığın benziyor Bildik esintilerin muamma renklerine… Mavi; yaşanmamış bir keş..