Aslında unutmak istemiyorsunuzdur ama, yine de hatırlamaktan acı duyacagınız şeyler vardır.. Sevip kaybettiğiniz bir insana has özelliklerdir bunlar..Bir duruş.. Bir davranış.. Kullandıgı bir koku..
Aşk bazen; kapıyı bir kere çalarmış.. Ya.. hapsedermiş kendine bir ömür boyu.. Ya da.. bir kere gitti mi, hiç ugramazmış aynı kalbe bir ömür boyu.. Kara Kız'a yaptıgı gibi,gelmiş ..
Kapıdan girdiği gibi '' Benim karnım tok''dedi. Yemek yemeyecegim.İşim var, çabuk olmam lazım arkadaşlarım aşagıda bekliyor çünkü beni.Ne kadar karşı çıktıysam da,yemek yemeden gidemezsin desem de..
Aşk şaşırtır insanı. Bazen denizler kadar sonsuz.. Bazen de aşkın söylemi kadar kısa olur. Bahar iklimi kadar gel-gitlerle yaşar ruhumuz.. Gün gelir.. şkla ..
Üç noktaları seversin... Üç nokta koyarsın cümlen bitmez..Sevdanı anlatırken anlatacak kelime bulamazken, Üç nokta koyarsın.. sanki sevdan bitmez... Devamı gelecekmiş gibi yaşarsı..
Hayatımı Adadığım İnsana...Hani;Yavru bir kuş çırpınıp durur ya uçmak için... Kanatlarını açıp kapatır durmadan uçma hevesi ile... Yorulur minicik bedeni, yorgun düşer çırpınma..
Herşey ölü bende şimdi.. Ulaştırılmak istenen sesler bana ulaşamıyor.. Herşey, Derinliklerimde bir yerde duruyor.. Susmuş,tedirgin,kudurgan bir düşüncedeyim sade..
Kalbi heyecanla çarpmaya başladı. "kim o?" diye seslendi dışarıdaki sese yavaşça.. şifreli tıklama yinelendi..derin bir nefes aldı.. solgun görünüyordu ama ne farkeder.. ne kadar kızgın da ols..
"İç" diyerek elindeki bardağı sağdıcının ağzına dayadı.. Ve bir dikişte içmesini sağladı böylelikle.Yüzüne acı çekiyormuş hissini veren, bir ifade geldi. Kafasını iki yana salladı. Gözleri..
Mart ayıydı ve kar yağıyordu. Yağan kardan göz gözü görmüyordu.Toprak görünmez olmuştu.. Ağaçlar dallarını, elektrik telleri kendini yerlere salmıştı.Tabiat boyun eğmiş..