Seyir Defteri
Siz de Milliyet Blog hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi, yorum ve önerilerinizi paylaşın!
" Sevr sevdalısı ve Lozan karşıtı yabancılarla, içimizdeki işbirlikçilerinin kurtarıcımız ve kurucumuz MUSTAFA KEMAL ve arkadaşlarını unutturma ve eserlerini yıkma çabalarının çirkin oyunlarla sergilendiği günümüzde, ulusal onurumuzun simgesi " en büyük Türk devrimi " olan LAİK CUMHURİYETİMİZİ KORUMA ANDIMIZI bir kez daha yineliyoruz ! "
Sevgili Milliyet Blog yazar ve okurlarının ve bu bayramın anlam ve heyecanını yüreğinde hisseden tüm insanlarımızın; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramlarını tebrik ediyorum. Aydın SEVİNÇ
Sevgili Ayda'ya! Nazik cevabınız için teşekkür ederim.. Yolunuzla bahtınız gönlünüzce aydınlık, sağlık huzur içinde, şans dolu ve sonsuz bereketle açık olsun.. Allah'a emanet olunuz.. Bana gelince:Ya Nasip! Sevgim saygımla.. ''Melekler yüreğinizden öpsün''
Bu kadar mı önemli şu "tık" meselesi? İnsanın aklı almıyor.Veba mikrobu gibi bulaştı herkese diyorum kimse inanmıyor. Küçük melek Eray' ın ilk hastalık haberini okuduğumda bende hissettiklerimi yazmak istedim sonra vazgeçtim.İçimde ki ses buna engel oldu.Nedeni gayet basitti. Bir tık dedikodusu türeyecekti. Sırf dedikodu mekanizmasını harekete geçirmemek için ürktüm.Aslında normal yaşamda öyle kolay kolay ürken korkan biri değilim ama dedikodu mekanizmasından adeta irite olarak kaçar oldum.Peki ama niye? Nedir bu dedikodu mekanizması?Herkesin benliğini aniden sarıp sarmalıyor ve küçücük bir bedenin üzerinden bile nemalanarak işleye biliyor.Hemde son derece aptalca bir düşünce eşliğinde !"Tık, tık, tık..."Güler misin, ağlar mısın" durumları bütün haşmeti ile gündeme geliyor.Gelelim diğer bir konuya ! Aklı evvel bir arkadaşımız minik Eray' ın hastalığı ile ilgili son derece duyarsız kaldığımızı yazacak kadar küçük ve boş düşünmüş.Bence yanılıyor.Bizler asla duyarsız kalmadık.Belki madden bir şey yapamadık ama dualarımız iyileşmesine yönelikti. Zira bir çoğumuz gerçekten anne veya baba.Evladı olan, onlara yürekten bağlı olan insanlar asla duyarsız kalmaz. Hani diyorum duyarsız kalmadığımız halde salakça bir suçlanışa maruz kaldık. Ne olur böyle bir olay olduğunda artık abuk düşüncelerle suçlamak yerine, insani duyguları baz alarak ağzımızdan çıkana dikkat edelim.Anlamadan etrafa mikrop bulaştırmayın. Eray' ın ölümü hepimizi üzdü. Ama elimizden bir şey gelmemesi daha çok üzüdü. Acı ama emir büyük yerden. Şimdi bize düşen annesine ve babasına sabır dilemek. Daha çok üzülmelerine engel olmak. Kolay mı melekleri kuş gibi uçup gitti ellerinden. Bizlerle paylaştıklarına pişman olmasınlar istiyorum.Sesimizi keselim, üzüntülerimizi kibarca belirtip daha fazla bu konuyu çirkinleştirmeyelim.Yazımın başında belirtmiştim.Dünyanın en zor işidir evladının hastalığı karşısında çaresiz kalmak.Bence hepimizin çocukları sağlık ve mutlulukla yaşasın.Bunu isteyin Tanrıdan...! Gerisi boş
Sevgili Eray'a Tanrı'dan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Herkesin Cumhuriyet Bayramını kutluyorum, bize seçme seçilme hakkı tanıyan bu rejimi hediye eden Saygıdeğer Önderimiz Atatürk'ü bu vesile ile yine saygıyla anıyor, ruhuna rahmet diliyorum. Allah ülkemizde bizlere ezan sesleri ve şanlı bayrağımız gölgesinde nice 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını yaşamamızı nasip etsin, sevgi ve saygılarımla
Sevgili arkadaşlar; 28 Ekim 2008 tarihli Milliyet Gazetesi Cafe ekinde Yeşim E.Narter'i ''İstanbullular mutlaka İstanbulluları okumalı'' ve ''Görmemiş, duymamış, söylememiş'' Mehlika Şeyda arkadaşımızın blogu yayınlanmıştır. Bilginize sunulur...
Bir minik meleğin acısını bile doğru dürüst paylaşamadık şurda ya vallahi pes...hemen reyting çirkinliğine bulaştırıldı ne kadar sahte olmuşuz artık ki insanların samimiyetine güvenimiz yok :(
Duydum ki Allah bir meleği daha yanına almış.Küçük Eray'ın anne ve babasına Allahtan sabırlar dilerim.
Eray nur içinde yatsın...Ailesine sabır diliyorum..