- Kategori
- Siyaset
AB’ye girmek kârlı mı?

Dünyayı sömürmekte kararlı üç blok var: 1. Amerika Bloğu; 2. Çin Bloğu, 3. AB Bloğu… Bu üçüncüsü ilk ikinin sömürüsünden kurtulmak için kuruldu ama baktılar ki dışarıda sömürülecek ülke kalmamış, o zaman kendi içindeki ülkeleri sömürmeye başladılar. Türkiye’nin resmen sömürülmeye başlanması tarihi, Gümrük Birliğine girişle (1.1.1996) başlamıştır. Gümrük Birliğinin bir ülkeyi nasıl sömürmeye aracılık ettiği ise Yunanistan’ın bugünkü durumuyla iyice açığa kavuşmuştur. Yunanistan AB’ye 1980 yılında Tam Üye olmuş, onunla birlikte Gümrük Birliğini kabul etmiş. Önce AB tarafından verilen hibe paraların hep devam edeceğini sanmış… Sonra memurların her birinin maaşını en az 3000-4000 Euroya çıkartmış; ondan sonra vur patlasın çal oynasın ekonomisinden sonra şimdi “Biz nasıl iflas ettik..” diye kara kara düşünüyorlar…
Gümrük Birliği, iyi düşünülürse; altı biraz kazınırsa bir çeşit “Kapitülasyon” gibi işlemektedir. Bu durumda kazananlar, Birlik içinde büyük ticaret yapan Almanya, Fransa, İngiltere gibi büyük ülkeler olmaktadırlar… Diğer ülkeler, birer av misali, yıkılacakları zamana kadar “Kalkındık.. kalkınıyoruz masalıyla…” onların peşinden gitmektedirler… Zaman zaman harlayan ağızları susturmak için bu zavallı av ülkelere “Kredi” açılmakta… Borç verilmekte ama diğer yanda, ticaret büyük ülkelerin lehine cereyan ettiği için emme basma tulumba gibi, asıl artık değer bu üç ülkenin elinde toplanmaktadır.
Başlangıçtaki slogan neydi? “ Güçlerimizi, ekonomilerimizi birleştirdik, şimdi hep beraber kalkınacağız…” idi . Ama zaman geçince küçük ülkeler bunun böyle olmadığını, zamanın kendi aleyhlerine çalıştığını gördüler… Yunanistan, Portekiz, İspanya iflas etme yolunda hızla ilerlediklerine şahit oldular… Bizim gibi ülkeler ise, ellerinde atadan kalma sermaye fabrikaları Batılılara ve onların yerli işbirlikçilerine beğendirmek için zamanlarını harcayıp durduklarından, şimdiye kadar ne olup bittiğinin farkına varmadılar… Ama bir noktada deniz tükenecektir… Atadan, dededen kalma bütün hazır sermaye tükenecektir… Ne demişler : “Hazıra dağlar dayanmaz, meğer ki oğul kazana..” Harca babam harca… Ekonomi iyi..! Harca babam harca... Ekonomi iyi ..!
Evet bir yerde deniz tükenir… Tıpkı Yunanistan’daki gibi… Bitti.. Şimdi ne yapacaksınız… Hadi şimdi de verin bakalım… 3000-4000 Euro’ları nereden buluyorsanız?
Bu işler böyledir… Sömürenler, sömürülenlerin suratına gülerler… “Aman ne güzel kalkınıyorsunuz… “ falan, derler… İşlerine bakarlar… Diğer yandan sömürülen ülke içine düşürüldüğü “Tüketim Ekonomisi” yapısı içinde, milletin elinde kredi kartları… Nereye gittiğini bilmez bir vaziyette… Ölümüne doğru koşar… Yüzlerce AVM’de ki alıp satanlar da bu işin böyle süreceğini zannederler… Ta ki alacaklı kapıyı TAK TAK çalıncaya kadar… Son anda bir telaş başlar ama; o zaman da BORÇ Defteri önünüze konur; borçlarınız ve günahlarınız bir bir yüzünüze karşı okunur: “ Biz size şunları şunları şunları yapmanızı söyledik ama, siz hep aldırış etmediniz… Yeyip içtiniz…Oysa ekonominizi güçlendirmeniz gerekirdi… İhracatınızı artırıp, ithalatınızı kısmanız gerekirdi… Oysa siz tersini yaptınız… Dolayısıyla cari açıklarınız arttı…Peki size, bir kereye mahsus olmak üzere biraz kredi verelim ama… Hesaplarınızı da sık sık biz KONTROL edeceğiz…” derler….
Bu işin mekanizması böyledir… Bunu biz tarihte daha önce de yaşamıştık… Ne var ki biz kendimizi, Avrupa Birliği’nin gelecekteki tabii üyesi saydığımızdan, kendi kendimize “Bunu bize yapmazlar…” diyorduk… Emperyalizmin dişleri mi var ? Kredisi var… İşler böyle yürüyor..
Babasının oğlunu tanımıyorlar… Oysa Yunanistan’ı kendi oğulları gibi bilirlerdi… Kendi oğullarını bile çekinmeden soyuyorlar… Yakında dişlerini bile sökecekler… Daha çok karışıklık olur…Daha çok cam çerçeve iner Yunanistan’da… Ondan sonra da Komünist Partisi mi gelir iktidarı alır… yada yeni bir VI.Venizelos ihtilal yapıp, Krallığı kurar onu bilemem? Olacağı bu… Bizde mi ne olur…? Valla onun orasını mürailer bilir; ama gidiş iyi değil; çünkü işler; “Vur patlasın, çal oynasın… Bu hayat böyle geçer…” hesabıyla dönüp gidiyor gibi gözüküyor… Ama gitmez… Ekonominin de kendi iç döngüleri vardır… Bir süre krediyle, kredi kartlarıyla, Bankacılıkla, üç kağıtçılıkla idare edersin ama… Deniz Tükenir!!! Bu böyle biline…