​ Aile içi iletişim ve çocuklar / Aile / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '12

 
Kategori
Aile
 

Aile içi iletişim ve çocuklar

Aile içi iletişim ve çocuklar
 

AİLE İÇİ İLETİŞİM ÇOK ÖNEMLİDİR.


Pedagog ya da psikolog değilim. Amacım “öğüt vermek” de değil. Şu an ( biri üniversite öğretim görevlisi ve diğeri elektrik - elektronik yüksek mühendis)  iki oğlu ve iki torunu olan, 43 yıllık bir eğitimci olarak;  yetiştirdiğim –sayılarını hatırlamadığım-öğrencilerimin bana ilettikleri sorunlarında  “Aile İçi İletişim”sizliğin başarılarını  olumsuz etkilediğini tespit ettim.

Lütfen yazımı sonuna kadar –yavaş  yavaş -okumanızı dilerim.  

             Çocukların eğitiminde “Aile içi iletişim”in ne kadar önemli olduğunu, evlat sahibi olanlar zaten iyi bilirler.  Aile toplumu oluşturan en küçük ama en önemli birimdir.  Onu oluşturmadan önce iyi seçim yapılmalıdır. Zira, sağlıklı aileler, sağlıklı toplumları yaratır. Eğitim ailede başlar, okulda devam eder.

            Ailenin “güzelliğiuyum”, “güvenliğibağlılık”, “sevincisevgi”, “zenginliği çocuklar” ve“anayasasısadakattir”.  Bunları başarabilmek önemlidir.

            Yuva kurmak kolay değildir. Hele bu zamanda. Evlenecek çiftlerin evlilik öncesinde sıkıntıları olursa, mutlaka uzmanından yardım almaları gerek. Evlilikte “fedakârlık” yapılacağını da düşünerek, madden ve manen hazır olunca evliliğe adım atılmalıdır.

Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrenmelisiniz.

            Aile içi iletişim iyi olması, evliliklerin alt yapısına bağlıdır. Çocuk yaşta evliliklerin her zaman sorun yarattığını görüyoruz. Çağdaş yaşamda, evde “geleneksel yaşamı” sürdürmeye çalışmak ailede iletişimi koparır. Hele çocuklar da varsa, en çok onlar mağdur olur.

            43 yıllık evliyim. Rahatlıkla diyebilirim ki, ailede mutluluğu yakalamak bireylerin birbirlerine saygı ve sevgiyle yaklaşmaları ile olur. Ailede diyalog çok önemlidir.  Her evlilikte ara sıra yapılan “evliliğin tadı-tuzu olan” tartışmalar olabilir, ancak bunlar  sürdürülmemeli, kırıcı olmamalı ve  kalıcı izler bırakmamalıdır.

              “Aile içi iletişim”de, anne-baba ve çocuklar karşılıklı konuşmalarında ölçülü olmalıdır. Kendini karşısındakinin yerine koyarak konuşmalıdır. O zaman konuşmasının sonucunun ne olabileceğini tahmin eder,  iletişimi koparmamış olur. Çocuklarla İletişimde  ise  “karşısındakini iyi dinleme” çok önemlidir.   

                      Aile “birlikte uyumlu yaşamak” demektir. Ancak, bireylerin menfaatleri ön plana çıkmamalı, yalan söylenilmemeli, özgürlüklerin sınırı bilinmelidir. Anne-baba rol modeldir. Çocuklar onları örnek alırlar. Hani demişler ya, “Üzüm üzüme baka baka kararır”. Anne ve baba çocuklarına nasıl örnek olursa, onlar da davranışlarını ona göre geliştirir. Boşuna dememişler. “Ağaca çıkan keçinin, ağaca çıkan oğlağı olur”

            Aile içi iletişimde “uyumsuzluğa” yer olmamalıdır. Çocuklarının bir isteğini anne “Evet”, baba da “Hayır” derse,  bu davranışın sonucu anne ve babanın ailedeki sevgi ve saygıya dayalı otoritesini yok eder. Hele konu üzerinde iddiaya tutuşur gibi davranışlar sergilenir, ille de “benim dediğim olacak’” diye diretilirse, çocuk kendi menfaati için, annesini veya babasından birini tercih edecek, diğerini önemsemeyecektir.

            Ailede –aşırı ve lüks harcama sonucu, veya az kazançtan ekonomik ve sosyal  geçim sıkıntıları olabilir. Aile içi iletişimsizliğe bunlar da eklenince,  çoğunlukla bunalan baba tarafından “aile içi şiddet” uygulama safhası–istenmese de-başlayabilir.  Oysa, aile içi iletişimi devamlı olan ve aileye katkısı olan bireyler buna meydan vermez.  

               Aile içindeki bir sorunu çözümlemek için, anne ve baba çocukların yanında tartışmamalıdır.  Makul ve sağduyulu davranılmalıdır. “Öfke baldan tatlı” da olsa, soğukkanlı olunmalı,  birlikte çözüm üretilmeye çalışılmalıdır.

               İletişim “uyumlu birliktelikle”olur.  Bir doktor arkadaşımın yaptığı gibi, çalışan anne-babalar hiç olmazsa, haftada bir gün “iki” saatliğine bir araya gelmeli, birbirlerinin sorunlarını ve anlatacaklarını dinlemeli. Sizler de yapın. Zor değil. Çok yararı olduğunu göreceksiniz. Hele çocuklarınız çok mutlu olacaklar.   

               Aslında, çıkan tartışmanın büyütülmemesi en iyi yoldur. Öfkemizi yatıştırmak için, kısa süreliğine evden çıkıp,  açık havada dolaşmak iyi gelir. Sakin kafayla iletişim daha kolaydır. Sorunu çözmek için kişi kendi kendine neler yapması gerektiğine daha iyi karar verir. 

            Kadın ve erkek birbirlerine saygı ve sevgi duymazsa, birbirlerinden uzaklaşmaya başlar,  en ufak bir sorun gurur meselesi yapılır ve iş inada binerse, sonunda boşanmaya kadar gidebilir. Oysa hiç kimse “Ben Boşanacağım!” diye evlenmez.  Bundan da en büyük zararı da  -gözümüz gibi sevdiğimiz- çocuklar görür.

            Aile içi iletişimde – her hangi bir konuda - çocuklar “hakem” yerine konmamalıdır. Çocuklara yetişkin insan gibi davranılmalı ancak onlardan “yetişkin insan” davranışı beklenmemelidir. Onlara karşı asla yalan söylenmemeli. Kendilerine özgüven verilmeli. Onlarla gurur duyduğunuzu yüzlerine söyleyiniz.

             Engelli ya da engelsiz bir aile içinde ana-baba olarak çocuklarla iletişim kurmak için başka neler yapmalısınız?

              Çocuklarınızı ciddiye alınız, başkalarıyla asla kıyaslamayınız, utandırmayınız. Hayallerini ve fikrini sorarak empati (karşınızdakinin yerine kendinizi koyarak ilişki)  kurunuz. Onlara kendileriyle gurur duyduğunuzu söyleyiniz. Onlara karşı ısrarcı olmayınız ve inatlaşmayınız.

              Çocuklarınıza ne istediklerini sorunuz. Zevklerini, sevinçlerini ve üzüntülerini öğrenerek paylaşınız. Vakit ayırarak onlarla oyun oynayınız. ( Küçükse yenilmesini de biliniz!) Cesaretlendirerek onlara sorumluluk veriniz. Onun nasıl olmasını istiyorsanız,  onlara ona göre “model” olunuz.

                        “Kol kırılır, yen içinde kalır” atasözünü unutmayınız. Aile içi iletişimde zaman zaman kopukluklar olabilir, ancak bunlar uzatılmamalı ve sorun aile dışına çıkarılmamalıdır. Eşler özellikle başkalarının yanında eşi ve çocuklarıyla gurur duyduğunu ifade ederse,  karşısındakinin sevgi ve saygısını kazanır.

            Ailede bireyler, ister ana-baba olsun ister çocuklar, özgürlüklerinin sınırını da bilmek zorundadır. İletişim kurarken, karşısındakiyle “lütfen, teşekkür ederim”, yeri gelince de “özür dilerim” demesini bilmelidir. Zira aile içi iletişimde, saygı sevgiden önce gelir. Bu kelimeler  size “insan olduğunuzu” hatırlatır.

            İyi bir aile içi iletişimi sağlamak için;  İnsanın kendisiyle barışık olması, kendini ve evdeki bireyleri tanıması, güçlü ve zayıf yanlarını bilmesi, kendine düşen sorumluluğu taşıması, ilişkilerdeki gerçekleri görmesi, kapris yapmaması, tahammül etmeyi öğrenmesi, fedakârlık yapacağını bilmesi, karşısındakine saygı duyarak hoşgörülü olması,  ruhsal ve fiziksel yönden – aile bireyleriyle-  anlaşması gerekir.

            Ailenin “güzelliği uyum”, “güvenliği bağlılık”, “sevinci sevgi”, “zenginliği çocuklar” ve “anayasası sadakattir”.  Bunları başarabilmek önemlidir.

            Acaba, “e-devlet, e-kütüphane, e-dershane, e-eczane, e-okula e-kayıt” gibi çok  geçmez  uygulanır  “e-çift” veya “e-evlilik” ile yuva kurmak daha mı iyi olur?

            2013’ün şansınızın bol olduğu, sağlıklı ve mutlu bir yıl olmasını dilerim.

 

                      Sevgiyle kalın. Saygılarımla.   22.12.2012

 

                Ali İhsan ÖZÇAKIR

                 MEB. Başmüfettişi ( E )

                 e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com

 
Toplam blog
: 172
: 4867
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..