- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Allah ile aldatmak!

Almanya’dan Türkiye’ ye kadar uzanan bir suç var. Dalga dalga yayılıyor. Ve tusinami yaratarak siyasilerin ön siperlerine çarpıyor büyük bir gürültü ile. Her vuruşta da parçalar koparmağa devam ediyor. Bu dalgaların yüksekliğine balkırsa, iktidarın prestiş yamaçlarındaki koruganlarını da silip süpürecek, aşındırıp yok edecek.
Türkiye ve Almanya’da, birbirleriyle ilişkili şirketler var. Bunların sahiplerinin Milli Görüş ve AKP’ ye sıkı sıkıya bağlı olduklarının tespiti yapılmış. Alman savcı diyor ki: ‘Türk Hükümeti, tutuklanmalara mani olmaya çalışıyor’ Yani, siyasi etkiden şikayetçi savcı.
Bizim savcılar ne yapıyor? Susuyor. Çünkü yargı, bu iktidarca etkisiz hale getirilmiş vaziyette . AKP, bağımsız yargı istemediğinin işaretlerini, zaman zaman veriyor. Öyle değil mi?
Allahı, ‘Allah’ ile aldatmak, kandırıkçı olmak günah değil mi? Suç değil mi? Bu vasıta ile yapılan soygunlar, ayyuka çıkmış. Koskoca deniz feneri projektörleriyle, ışıldaklarıyle, jeneratörleriyle hırsızlanmış. Yalan mı?
Almanya’daki Türk kökenli Milletvekilleri Başbakanın sözlerini ‘Türkiye adına kaygı verici’ buluyor. ‘ Dolandırıcıları sahiplendi’ diyor.
Bir başka milletvekili de ‘Din istismarlığı yapan Almanya’daki Deniz Fenerinin foyasını ortaya koyan Doğan Medya Grubuna vatandaş adına teşekkür edilmesi gerekir. Bunlar, kamu oyuna aksettirilmeseydi, daha çok vatandaşın canı yanacaktı, mağdur olacaklardı’ diyor. Bu sözlere başbakan henüz cevap vermedi.
Evet. Ortada bir kazan dolusu pirinç var. Bu pirinç, Başbakanın deyişi ile daha çok su kaldırır. Aman ha, dikkat et. Lapa olmasın, dibini de tutmasın.
Başbakan Aydın Doğan’a ‘’Senin maaşlı köşe yazarların var. Silahşorların var. Benim o kadar köşe yazarım yok, silahşorum yok!’ diye Aydın Doğana yükleniyor. Miktarlarını hesap etmiş mi ne?!
Kendi adıma gücendim doğrusu. Şunun şurasında, aynı grubun İnternetinde yazı yazıyoruz. Benim ne maaşım var, ne de silahım var. Kupkuru klavyem var. Ben şimdi bağırabilirim: ‘Aydın Doğan’ın silahşoru değilim’ diye. Ama, iktidar yandaşı köşe yazarları, değil bağırmak, ağzını bile açamaz. N’aber?! Yalan mı?!
Ört ki, ölem!
Sıradaki!...