Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
374
 

Alo orda mısın (19)

Alo orda mısın (19)
 

http://blog.milliyet.com.tr/alo-orda-misin--18-/Blog/?BlogNo=113307

 

Murat Nazan’ı teselli etmeye çalışıyor ama kendi içinde bilinmezlere sürükleniyordu. Konuyu nasıl halledeceğine bir türlü karar veremiyordu. “Bu akşam babamı annemi karşıma alıp yeniden konuşmalıyım” diye düşündü.

Onlara ne söyleyeceğini bilemiyordu. “Biz üniversite hayatını beklemeden evlenmek “ dese babası, “hayır, buna annen de Nazan’ın ailesi de şiddetle karşı çıkar. En doğrusu mezun olduktan sonra evlenmeniz” diyecekti.

Bu konuşmadan bir sonuç çıkmayacağını düşünüyordu, yine de bu konuşmayı yapması gerektiğine inanıyordu. Akşama kadar işini yaparken bir taraftan da evde konuşacaklarını düşündü. Konuşarak bu işin çözüleceğine hiç aklı yatmamıştı. Ama denemekten başka şansı yoktu.

Akşam eve geldiğinde yemekten sonra, “ sizinle konuşmak istiyorum” dedi. Babası, “seni dinliyoruz” diyerek Murat’ın konuya girmesini istedi. Murat, “dün gece Nazan’larda bizim fikrimizi sormaya bile gerek duymadan kalemi kırdınız. Kaç yaşına geldim, evlenmek için niye dört sene daha bekleyeyim? Sevdiğim kız nişanlım, onunla neden evlenemiyorum! Okul diyorsunuz, evlendikten sonra da okuyabilir. Dün orada size hayret ettim, benim tarafımda mısınız yoksa Nazan’ın ailesinin tarafında mı?” diye birden farkında olmadan bütün içindekileri ortaya döktü.

Annesi, “oğlum o kız sana göre değil ben sana başka kız bakarım” diyordu ki Murat, “anne yeter! Ben Nazan’ı seviyorum. Ben tercihimi yaptım Nazan’la evleneceğim. Sen istesen de istemesen de” diyerek sert bir şekilde tepkisini oratak koydu.

Babası, “tamam o halde, ben annen gibi başka gelin istemiyorum ama şu an ortam evlenmeniz için hiç uygun değil. Biz kabul etsek de Nazan’ın ailesi kabul etmez. Görmedin mi dün gece ne kadar kararlılardı” diyerek ortamı yatıştırmaya çalıştı.

Murat, “baba dün sesimi çıkarmadım, istedim ki orada benim de fikrim sorulsun. Benim ve Nazan’ın duygularını hiç düşünmediniz. Kendimizi evliliğe öyle inandırmıştı ki şu anda Nazan ne hissediyor dersiniz, ya ben ne hissediyorum!” diye çıkıştı.

Babası, “problem yaratma artık, ortak bir karara varıldı. Sizler de saygı gösterin ve bu karara uyun. Sen de annenle beni zor durumda bırakma” dedi.

Murat, “baba anlamıyorsun, ortak karar dediğin bizim kararımız değil sizin kararınızdı. Ben böyle bir kararı kabul etmiyorum. Siz böyle davranmaya devam ederseniz daha farklı çözümler üretmeye başlayacağım. İlk olarak da Nazan’ın babasıyla tekrar konuşmayı deneyeceğim, beni siz anlamıyorsunuz belki o anlar!” diye üstü kapalı tehdit etti.

Annesi hiddetle, “Murat bizi tehdit etme, bizi nasıl bir duruma soktuğunun farkında değil misin! Kızın ailesinin fikirlerini sen de duydun, neden şimdi huysuzluk yapıyorsun? Tam da buzlar erimeye başlamışken. Biraz bekleyin aileyle yakınlaşmaya başladık, zamanı geldiğinde biz de bakarız bir çaresine. Böyle sorumsuzca davranıp her şeyi karıştırma!” diye sert çıktı.

Murat bu şekilde bir yere varamayacağını anlamıştı. Ailesinin nabzını yoklamış ve bu konuşmadan bir sonuç çıkmayacağını çok net olarak görmüştü. Konuşma tam da düşündüğü gibi geçmişti.

Farklı yollar bulmalıydı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Daha önce de yazmıştım, yineliyorum: Bir kısa öykü, hatta roman yazmayı deneyin. Yıllar sürsün, önemli değil; ama mutlaka başlayın lütfen. Bu herkese nasip olmayan üstün yazma yeteneğinizi bu yolla dah üst bir düzeye çıkarır ve eminim ki yeni dil yaratırsınız. İyi ki varsınız. Saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 10.06.2008 8:59
Cevap :
:) Sayın yazarım sefalar getirdin. :)Beni utandırdın, hakkımdaki güzel düşüncelerin için teşekkür ediyorum. Evet, öykülere dair hedeflerim var. Profilinde belirttiğin gibi ben de yazmaya devam. :) Sevgiler, kendine iyi bak.  10.06.2008 10:24
 

ve sanki evlenince baslari goge erecek diyecegim :)) ne inat ya hayret bi sey...

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 09.06.2008 14:53
Cevap :
:)))))))))))))))))))))))))Sevgili Beyhancan sefalar getirdin. He valla ya dimi. Yok yok biz evlendirip başını yakmayalım bu kızın. :))))))Evlendirmezsek de ya evden kaçar kötü yola düşerse. Ooof oofff ben de şaşırıp kaldım ne yapsam acaba. Sevgiler, kocaman öptüm.  09.06.2008 15:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1929
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 657
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster