- Kategori
- Anılar
An be an Ankara

Ankara; kararlarımın şehri.... Başıma gelen her güzel şeyin ve keşke olmasaydı ama oldu dediğim, acılarımı da beraberinde yaşadığım şehir...
Doğduğum, doğurduğum, eşimi, işimi bulduğum, hatta yakınlarda emekliliğimi de tattığım yer. Anıttepe Atam, Cebeci beşiğim, Emek okul önlüğüm, Kızılay işim, Keçiören gelinliğim, Etlik çocuklarım ve Karşıyaka'da da rahmetli annemdir benim için.
Yaz tatilleri dışı, terketmediğim Ankara'ya her dönüşümde, tabelasını gördüğün andan itibaren misafir terliklerimi çıkarıp; ev sahibi edasıyla evime daha oracıkta ayak basmışım gibi hissederim. Nasıl kendi evinizde her şeyin yerini bilirsiniz yaşadığın şehir de öyle işte...Her yerini elinle koymuş gibi bulursun.
Her ne kadar" Dalgalar çarparken ahenkle sahile", "Gemiler süzülür limana", "Çakıl taşları" gibi şiirler yazdırmasa da, kendine özgü güzellikleri ile beni etkiliyor işte... Ankara'nın göbeğinde üç cadde sahibi Kumrular sokak çalışma hayatım boyunca çok sık kulandığım bir yol olmuştur. İki yandan bir şemsiye misali korunaklı alan yaratan görkemli ağaçlar; sanki yağmuru, karı, güneşi başka ağaçlardan daha bir şık taşır üstünde. Şehrin o kalabalıklığı orada ısssızlığa bürünür. Kendimi çok dinlemişimdir orada, ne çok üzüntümü orada bırakmış, yeniden yaşama dönmüşümdür.
Sevmek yaşanmışlıktır, ait olduğunu hissetmektir. Ben de işte böyle seviyorum an be an Ankara'mı.
Aysel AKSÜMER