- Kategori
- Sinema
Antalya Film Festivali'nde en iyi film ödülü "Kuzu"ya

Erzincan'a vardım ne güzel bağlar, Erzurum'a vardı dumanlı dağlar....
Bu yıl elli birincisi düzenlenen, Ulusallar arası Antalya Altın Portakal film Festivalinde; yönetmenliğini ve senaristliğini Kutluğ Ataman'ın yaptığı "kuzu" filmi, en iyi film ödülü başta olmak üzere, en iyi kadın oyuncu (Nesrin Cavadzade), en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülü (Nursel Köse), Behlül Dal Jüri Özel Ödülüllerini (çocuk oyuncular; Sıla Lara Cantürk ve Mert Taştan) aldı.
"Sivas" filmi ise; Ulusal Uzun Metraj Jüri, En İyi kurgu ve Behlül Dal Jüri Özel Ödüllerinin (çocuk oyuncu Doğan İzci) sahibi oldu.
Benim bu iki filmle özel olarak ilgilenmemin nedeni ise filmin çekimlerinin yapıldığı coğrafyasıyla ilgili. Doğduğum toprakların hemen yanı başında bulunan; biri sağda, diğeri solda olan komşu şehirlerin o güzel tepeleri, o güzel coğrafyası...Ve tabii o sert iklimi. Erzincan (Kemah) ve Yozgat (Yerköy).Bu iki filmi seyredemediğim için hikayelerini tam olarak bilmiyorum ama seyrettiğim zaman bu hikayelerin yabancısı olmayacağımı biliyorum; o coğrafyanın anlatacağı o kadar çok hikaye var ki...
Farklı festivallerde de ödül almış bu filmlerin ortak özelliği ise çocuk, hayvan ve doğa; "Kuzu", köpek (Sivas) bir de "Balık". İnsan ve doğa ilişkisini anlatan, çevre bilincini harekete geçiren henüz seyrettiğim "Balık" filminin çocuk oyuncusuna da Behlül Dal ödülü verilmeliydi diye düşünüyorum. O çocuğu keşke ayırmasalardı.
Türkiye sinemasının yüzüncü yılında, elli birincisi düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali, belgesel film dalında yarışacak olan Reyan Tuvi'nin "Yeryüzü Aşkın Yüzü Olana Dek" filmi sansür skandalıyla önce geri çevrilmiş, daha sonra yapılan yeni bir düzenlemeyle( ki Strazburg'da sinema eğitimi alan oğlum Diren Can Öztemel bu düzenlemeyi yapmıştı) kabul edilmiş; ancak bu çağ dışı uygulamaya on bir belgeselci tepki vererek filmlerini festivalden geri çekmişlerdi. bu tartışmalarla başlayan festival; neyse ki ödül alanların güzel mesajlarıyla son bulmuştur. Sinemanın yüzüncü yılında yerin yüzünü karaya ve kana boyamak isteyenlere, yer yüzü illa da aşkın yüzü olsun diye cevap verenlere yapılan haksızlık, bu anlamlı yıldönümüne yakışmadı.
Ödül alan, ödül almayan bazı filmlerden de anlaşılacağı üzere; bu coğrafyada, kurduyla -kuzusuyla, ağacıyla-çiçeğiyle, börtü böceği ile, Laz'ı, Türk'ü, Kürdü ile barış ve kardeşlik içinde yaşamak, ve bu coğrafyanın birlikte oluşturulan türkülerini birlikte çığırmak yakışır bu ülkeye....
Elleri koynunda bir gelin ağlar/ Oy anam nasıl dayanam...Yüce dağ başına çadır açarım/ Şarap bulamazsam zehir içerim/Seni vermezlerse alır kaçarım/ Oy anam nasıl dayanam...
19/10/2014