Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
828
 

Arayıştan mektup var

Arayıştan mektup var
 

Aslında kadının aradığı tek bir sevgi miydi? Aslında kadın tek bir erkeğin kalbini mi arıyordu? Yoksa kadın bütün erkeklerin kalbiyle bir olabilir miydi?

Kadın bunu düşündü; ilkönce anlamadı, saçma geldi, ahlaksız gibi geldi. Ama öyle değil, kadın ruhlarla bütünleşmekten bahsetti. Yine de anlamadı. Yolculuğun başında bir erkekle yolculuğa çıktı. Onun kalbinle bir olmaya çalıştı. İnatla onunla olacağım diye uğraştı. Elinden gelen herşeyi yaptı. Ama bir çatırdama ve yırtılma oluştu. Çünkü kadının boyutu değişti ve gözyaşları içerisinde çok emek harcadığı o kalpten uzaklaştı.

Sonra kadının önüne bir zeytin dalı çıktı. Öyle bir zeytin ki; hem yiyebiliyordun, hem yiyebilmek için bekliyordun, hemde yediğin zaman onda bir güzellik buluyordun. Kadın zeytin dalına baktı dedi ki; zeytine de aşık olabilirim. Çünkü zeytinde terkedilip giden erkekten başka güzellikler vardı.

Dedi ki; "Neden bir erkek? Ben bitkilere de aşık olabilirim." Sonra kadın bitkilerle birlikte kocaman bir bahçe oluşturdu. Onlara baktı, besledi ve büyüttü. Ama kadına bu sevgi de yetmedi. Onlara gelip konan kuşları gördü. İçerisinde uçuşan kelebekleri ve yerdeki börtü, böcekleri gördü. Kadın onları da sevdi. Uçuş böceklerini de sevdi ve dedi ki; onlarda da mücadele var. Herşeyde bir bütünleşme var. Ben bir erkekle, sonra çiçeklerle, sonra hayvanlarla bütünleşebiliyorsam o zaman ben diğer insanlarla da bütünleşebilirim. Kadın bahçenin dışına çıktı ve oluşturduğu bahçenin çitini açtı. Karşıdaki uçsuz bucaksız ve sınırsız ovaya çıktı. Ovada her adım attığında bir şehirle karşılaştı. Dedi ki; meğer bu bahçede ne kadar çok zaman kaybetmişim. Zaman kaybetmiş miydi? Hayır kaybetmemişti. Atmış olduğu her adımdaki şehirleri kabullenmeyi onları olduğu gibi kabul etmeyi öğerenmişti.

Dedi ki; “ne kadar çok şehir kabul edersem, o kadar çok O kadın olurum.” O zaman yola çıktı ve bütün şehirleri kucakladı. Onları sevgiyle, herşeyiyle, aceleciliği, sabırsızlığı, umursamazlığı öfkesi, saygısı, kibarlığı, nefreti, acısı, merhameti herşeyiyle kucakladı. Kadın bütün şehirleri tamamladığını düşündü ama çokta yoruldu. Çünkü çok zorlu bir yolda o zorlu yoldan yüksek bir tepeye ulaştı. Zaten oldum olası hep yüksek tepeleri severdi. Yine yüksek tepelere çıktı ve sonra dedi ki; şimdi ben başka birşeyi deneyimleyeyim. Yüksek tepelerin üzerinden aşağıya doğru, yeşil çimenlerin üzerinden hızla koşturayım. Rüzgar yüzüme çarpsın ama karşıma bu sefer şehir çıkmasın.

O sırada içinden bir ses hissetti. Dedi ki; “ne çıkıp çıkmayacağını sen bilemezsin. Kendini olduğun gibi bırak. Ne çıkarsa o çıksın.” Bunu mantıklı buldu. Çünkü kendi seçimlerini yapa yapa, birazda işi Tanrıya bırakmaya karar verdi. Aslında işi Tanrıya bırakmaya karar verdiğinde kendi içine bıraktı ve kendi içi onun için en doğru olanını bulmak üzere ona “dağdan aşağıya doğru koş” dedi ve kadın koşmaya başladı. Hala koşuyor.

Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadın koşuyor, koşarken her nefeste artık bişeylere aşık oluyor. Sağlığına, yaşamına, geçmişe, geleceğe, varoluşuna aşık oluyor. Aşka aşık olanların yazısı olmuş. Elinize sağlık, sevgilerimle...

sevgiii 
 27.04.2007 0:04
 

Belkide en güzeli dediğiniz gibi herşeyin olacağına varır gerçeğiyle, yüce Tanrıya bırakmak.. Dağdan aşağıya inmekte çıkmakta farketmeyecek.. Doğru olan bir şekilde insanı bulacaktır... sevgiler..

Sarışelale 
 25.04.2007 14:46
Cevap :
teşekkür ederim güzel yorumunuz için sevgiler  25.04.2007 16:12
 

Yazınızı büyük bir zevkle okuyunca "Çevrede aşık olunacak ne kadar canlı varmış" diye düşündüm.... Ancak sizce bir insanı sevmekle bir zeytin dalını sevmek arasında fark yokmu? Yazınızın anlamını ve içeriğini anladığımı umarım.

Beyazkuğu 
 25.04.2007 10:24
Cevap :
merhaba insan yaratılmış varlıkların en mükemmelidir. Dolayısıyla içinde bir zeytin dalını da barındırır. O belki çok ufak bir kısmıdır ama ona aşık olmayı becerebildiği, onunla bütünleşebildigi takdirde karşısına bir erkekle çıkacak aşkı ıskalamayacak bilgileri edinir. Bir kadın için aşık olunulacak erkek onun diğer yarısıdır. Fark işte burada gizlidir. Siz diğer yarınızı bulup bütünleştiğinizde muhteşem duygu yani aşk okyanusunda yüzersiniz. sevgilerimle  25.04.2007 13:56
 

Beni önce uçsuz bucaksız yollara, sonra da çok sevdiğim dağ başlarına götürdünüz. Hayatta hiçbirşey yerinde durmuyor, durmamalı da zaten. Surekli ilerlemeli. Selamlar.

Doğa 
 25.04.2007 10:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5243
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster