​ Arsız olanlar, yarsız kalanlar.. / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '08

 
Kategori
İlişkiler
 

Arsız olanlar, yarsız kalanlar..

Arsız olanlar, yarsız kalanlar..
 

Her yağanı yağmur sanma! Belki başka bir şeydir ;)))


Arsız erkekler/ kadınlardır onlar; ilgi görmek için yaparlar arsızlıklarını. Öylesine arsız erkekler/ kadınlardır ki onlar; onlara karşı kurulan her ‘’red’’ cümlesi kamçı etkisi yapar üstlerinde adeta.

‘Yapma’’ denilince ısrarla yaparlar!

‘’Arama’’ denince ararlar! Kendilerince, kabul göreceğini düşünerek veya karşı tarafın bir zaafiyet anına denk getirmeyi umarak sürdürürler ısrarlarını.

‘’Hayır’’ dan anlamazlar asla!

Kibarca ‘’Beni rahat bırak’’.. Hatta ‘’Gölge etme başka ihsan istemem senden’’ diye inim inim inletmeye başlattıkları hedeflerini (belki de Diyojen olmadığından) pek de ciddiye almazlar!

Hatta hiç ciddiye almazlar.

Geri çevrilmiş olmanın gönül kırıklığı mıdır onları bu denli kamçılayan?..

Yoksa?

Yoksa arsız olmalarından kaynaklanan bir rahatlık mıdır ‘’kibarca yüzlerine kapatılan kapıları tekrar tekrar çalma ısrarları’’ bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var ki; böylesi arsızca ve fütursuzca yapılan hamleler, karşılarındaki (başlarda) aralık bırakılmış olan kapıyı, (ilerde) tamamıyla suratlarına çarptırmak için bir tahrik olmaktan öte gitmeyecek! Gidemez de!

Daraltırlar karşılarındaki insanı arsız erkekler/kadınlar!
Bıktırırlar!

Kendileriyle konuşulmak istenmese de..
Paylaşılan bir duygu olmasa da ‘hedefleriyle’’ aralarında..
‘’Beni pas geçme, kabul et!’’ diye sürdürürler görünür/görünmez ısrarlarını.

Çünkü karşılarındakilerin ne düşündükleri çok da önemli değildir zaten. Tek önemli olan şey ‘’onların bunu istiyor’’ olmalarıdır. İçlerindeki bu istek yeterli gelir onlara, aranmak istemediğini söyleyeni aramak için.

Paylaşmak istemediğini ‘’başlarda nazikçe’’ söyleyeni.. Artan ısrarlarla ‘’açık açık’’ ifade edeni..

Arsızca sürdürülen tacizler karşısında da ‘’sert tepkilerle’’ ortaya koyanı rahatsız etmek için çok geçerli bir mazeretleri vardır her zaman onların! ARSIZLIKLARI!

Arsızlık yapanın cinsiyeti hiç önemli değildir. İster erkek, ister kadın!
‘’Arsız insan’’ olmaları yeterli bir rahatsızlık sebebidir karşılarındaki ‘’insan’’ için!

Ama bu tür arkadaşlara yetmez insan olma durumu. Karşılarındaki insanla, insanca, ortak bir dil paylaşıyor olması da yetmez anlaşabilmek için!
Anlamazlar çünkü söylenenleri. Kavrayamazlar kastedilenleri!
Hatta zaman zaman, arsızlıklarından bunalmış(insan)ların kendilerini dinlerkenki (aslında dinlemek zorunda bırakılmışkenki) kayıtsızlıkları kızdırır bile zaman zaman bu arkadaşları!

Ciddiye alınmadıklarını düşünürler ve alınganlık bile yaparlar hedeflerine!

Belki de onlar ortak bir dil kullanmıyorlardır kim bilir? Kendi dillerince, anlatmak istediklerini anlatma yöntemidir bu ‘’arsız ısrarlar’’ı.

Kadın ya da erkek olmaları fark etmez demiştim ya?

Samimi bir ifade değilmiş aslında bu söylediğim, şimdi fark ettim. Ben de kadın olduğumdan mıdır nedir, daha da bir batıyor ‘’kadın arsızlar’’ bana!

Yakıştıramıyorum kadınlara, kadınlık gururlarını ayaklar altına alarak ‘’Israrcı arsızlar’’ olma durumunu!

Kadınlığın özünde çekicilik olmalı gerek gibi geliyor bana, iticilik değil! Ve bu kadın arsızlar ısrarlarıyla, aklı sıra vazgeçilmemeyi dilenirken karşıdan..

‘’Benim çekim gücüme gir’’ diye diretirken karşılarındakine..

Nasıl da itici olduklarını görememelerini hazmedemiyorum.

N’olcak şimdi?

Onlar ‘’arsız’’ ise, ben de ‘’hazımsız’’ mı oluyorum bu durumda yani?!!

Neyse..

Ben anlamam zaten.

Ama belki son bir cümleyle anlatabilirim bir şeyleri:

‘’ARsız insan olma, YARsız kalma!’’ veya meali ‘‘Olursan ARsız, kalırsın YARsız!’’


Fotoğraf: www.yudumla.com

 
Toplam blog
: 117
: 2206
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1969 İstanbul'unda açmışım gözlerimi bu dünyaya... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, şimd..