- Kategori
- Felsefe
Aşk acıtmaz ve ayrılık ağlatmaz...

"Şimdi Tükenen
Ne Sevgi, Ne Zamandır
Şimdi Tükenen Çocuk Yürekli İnsandır"..
____________________________(Özlem)
Giderdin, yağmur yağardı... Susardın, içimde fırtınalar kopardı...
Günlerce sürerdi yolculuğun... Dönüşü bilinmeyen, kaderi silen, bekleyişi uzun,
yolculuğun...
Deniz karışırdı, alabora olmuş gemiler, gözü yaşlı balıkçı eşleri... Geceler boyu bekleyen sevdalı kızlar... Yan bakana dünyayı dar eden bıçkın delikanlılar... Elleri boş dönen babalar ve dönmeyip bebeleri öksüz koyan, hain pusuda bekleyen ölümler... Puslu gecelerde yol gösteren deniz fenerleri, denizin tek umudu dolu çıkan ağlar... Yüzyıl sürerdi yokluk... Yokluğun...
Gelirdin, gün doğardı... Konuşurdun, içimde nehirler coşkun akardı...
Günlerce bakardım gözbebeklerine... Bayramlarda sokaklara fırlayan şen çocuklar dolardı içime...
Dağlara inerdi kar beyaz bulutlar, başı dumanlı, karlı aşılmaz dağlara... Yalnız kartalların yuva yaptığı, kanat çırptığı bakir güzelliklere... Avcıların geçtiği patikalara, dere boyu sarı çiçeklere, yoncalara...
Her saniye düğün, her an bayram, her yeni doğum... Pırıl pırıl sabahlarda, bahar kokusu... Yeni yıkanmış çarşaf kokusu, meltemli bir sabahta derin uykulardan uyanan aşk...
Her bekleyiş beklediğin gibidir oysa ve her gidiş gittiğin gibi... Ne hissetmek istersen o dur hissettiğin... Gidişlerde vurgun yersin de... Aşkın vurgundan farkı var mı sanırsın?
Hayatı bilmek, çözmek için duygu arsızı olmalı biraz da insan...Ağlamak ve gülmek, sevmek ve nefret, kavuşma ve ayrılık... Hepsi aynıdır...
Ne güzel yaşıyorum, ne güzel hissediyorum, ne güzel insanım...
Üşüyen ellerimi ısıtan, yakan gözbebeklerimi ve savuran rüzgara saçlarımı... Ey hayat seni hissediyorum...