- Kategori
- Şarap
Asma Bağ'ın Alkolsüz Kırmızı Şarabı: Hamra

Asma Bağ’ın alkolsüz kırmızı şarabı “Hamra” temelde bir dömisek. Yani yarı tatlı bir şarap… Kırmızılarda çok rastladığımız bir tercih değil doğal olarak. Ama ben ilk hayal kırıklığımı daha şişeyi açarken yaşıyorum. Çünkü vidalı kapak kullanılmış. Belki bu konuda bir miktar muhafazakarım ama iyi bir şarabın iyi bir mantarla yaşayacağına, açılıp-içilene kadar da yaşadığına inananlardanım. Neyse…
Fransa’nın en iyi şarap bölgelerinden biri olan Bourgogne’da yetişen eşsiz Merlot üzümlerinden yapılmış bir böğürtlen kokuşluya hakkını fazlasıyla vermek için ızgaramda, kuzu yürek ve kuzu böbrekleri içleri hafif sulu kalacak şekilde pişiriyorum. Kızarmış ekmek dilimleri ve közlenmiş yeşil biberler de sofrada yerlerini alıyorlar acele etmeden.
Ve tadımın ilk aşaması… Görsel olanı yani. Son derece berrak, tortusuz ve vişnemsi bir rengi var Hamra’nın. Bu aşırı netliğin nedenlerinden biri alkolden ayrıştırma süreçlerinden mi kaynaklanıyor acaba diye düşünmeden edemiyorum. Hafif ısıtılmak suretiyle ayrıştırılıyorsa bu ihtimal söz konusu olamaz ancak reverse osmoz tekniğini kullanarak, yoğun filitrasyondan geçirilmek yöntemiyle alkolü uzaklaştırıyorlarsa o zaman bu kadar berrak ve tortusuz olması, gepegenç görünmesi son derece normal.
Kadehte çalkalayıp, kokusunu hissetmeye çalışıyorum. Bu denli meyve ve çiçek kokusu bana İtalya-Toscana’nın sangiovese’lerini çağrıştırıyor. Böğürtlen, vişne ve menekşe rayihaları alıyorum. Hoşuma gidiyor.
Ve tadım. Beklediğimden çok daha gövdesiz bir şarap, Hamra. Meyvemsi tatlar yoğunken, baharat aromaları yok denecek kadar az. Asidite düşük ve bukesini hissetmekte zorlanıyorum. Hani bazen bazı monosepajları içtiğimizde hemen yanında başka bir üzümün varlığını, dengeli ve bütünleştirici kupajını ararız ya… Bu tarz bir hissiyata kapılıyorum. Mesela bir miktar boğazkere katkısını.
Açık söyleyeyim bir kırmızıya, bu kadar şeker tadını ben yakıştıramıyorum. Ama bu galiba bir alkolsüz şarabın kaderi olsa gerek diye düşünüyorum. Çünkü alkolden ayrıştırma proseslerinde alkolle birlikte bir miktar doğal şeker de uzaklaştığı için sanıyorum ürüne şeker ilave ediliyor ve doğal dengede kantarın topuzu kaçıveriyor.
Daha önceleri tattığım alkolsüz biralar kadar olmasa da bu alkolsüz şarapta da bir yanın eksik kaldığını düşünmeden edemiyorum maalesef. Şayet bu tadım, normal alkollü kırmızılarla birlikte yaptığım bir kör tadım da olsaydı, bu tespitlerim şak diye yine oluşurdu, buna eminim.
Bir sonraki yazımda beyaz “Bade”yi ve alkolsüz şarap segmenti için genel düşüncelerimi paylaşmaya çalışacağım.
Sağlıcakla kalınız.
Not: Bu yazım üzerine Asma Bağ Şarapları’nın sahibi Sayın Özhan Güler’den almış olduğum elektronik mektubu okumak için aşağıdaki linki tıklayınız. (A.S.)
Alkolsüz Şarap Tadımı Notlarım
tüm ŞARAP yazılarım için tıklayınız