Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
328
 

Assange bulunur mu?

Assange bulunur mu?
 

Neşrettiği gizli belgelerle bütün dünyanın gündemini değiştiren Wikileaks’ın kurucusu Julian Assange bulunur mu? Dünya kamuoyunun cevabını beklediği en önemli sual bu. Fakat üzülerek belirtmem gerekir ki; Amerika Birleşik Devletleri'nin hakkında kırmızı bülten çıkarttığı Assange’ın bulunabileceğini zannetmiyorum. Tıpkı 11 Eylül Saldırılarının “faili” Usame Bin Ladin gibi. Başta da belirttiğimiz gibi dünya gündemini değiştirdiği için Assange’nın bulunamaması bulunmasından daha çok işine gelecektir, Amerika Birleşik Devletleri’nin. Aslında sızdırılan belgeleri titizlikle tetkik ettiğimizde, bu bilgilerin Amerika Birleşik Devletleri’ni gerçek ve hayati manada diplomatik bir çöküntüye uğrattığı söylenemez. Bilakis sızdırılan belgeler Amerikan Devleti’nin Al-i Menfaatleri’ne hizmet etmekte. Bunları önemli başlıklar altında açıklamak mümkün.

a)Suudi Arabistan Kralı Abdullah:”İran’ı vurun!”: Wikileaks’ta yayınlanan belgelerde ki iddialardan olan Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın Amerika’dan istediği İran’ın vurulması talebi, İran-Suudi Arabistan münasebetleri açısından güvensizlik yaratmaya yöneliktir. Bu gelişmenin de bölgede İsrail ve onun destekçisi olan Amerika Birleşik Devletleri’nden başka kimsenin işine gelmeyeceği açık bir gerçektir. Dikkat edilmesi gereken bir başka hususta iddianın İran’ın son zamanlarda Arap Âlemi ile diplomatik münasebetlerini geliştirmek istediği bir ortamda yayılmış olması. Hatta bu iddiayı daha evvel ki cereyan eden hadiselerle birlikte düşündüğümüzde oynanan oyun daha net bir şekilde ortaya çıkmakta. Örneğin; Hizbullah Komutanı İmad Mugniye’nin İran’ın 2006 Temmuzu’nda cereyan eden Lübnan Savaşı’nda İsrail’e karşı ittifak yaptığı Suriye topraklarında öldürülmesi gibi. Buna İsrail-Suriye Barış Planını’da ekleyebiliriz. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Bundan dolayı İran-Suudi Arabistan İlişkileri’ni tamamen ortadan kaldıracak olan bu havadis de aynı kapsamda değerlendirilebilir. Fakat Mahmut Ahmedinejat’ın konuyla alakalı son yaptığı: “Batıdaki düşmanlarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmak ve aramızıbozmak istiyorlar.”şeklinde ki beyanı İran’ın kendi açısından bu konuya vakıf olduğunu bize göstermekte.

b)İlham Aliyev:Türkiye'nin Enerji Merkezi Olmasını İstemiyoruz:

Bir başka hususta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e ait olan ve yine Wikileaks belgelerine sızdığı iddia edilen "Türkiye'nin enerji merkezi olmasını istemiyoruz" beyanı. Yine bu sızdırılan belgelerde Bir Millet İki Devlet olan Türk-Azeri münasebetleri'nin altına dinamit koyacak bir belgedir. Ne var ki;Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün hadiseye soğukkanlı yaklaşması ve Azerbaycan'ın olayla alakalı açıklamaları bu vesikaların fitne yaratıcı özelliğini izole edecek gelişmelerdir.

c)Mossad Şefi: “Türkiye’de İslamcılar Laikliğin Kuyusunu Kazıyor”:

Aynı şekilde bir başka örnekte; Mossad Şefi’ne ait olduğu iddia edilen “Türkiye’de İslamcılar Laikliğin kuyusunu kazıyor” açıklamasıdır. Bu ifadelerde aslında birkaç sene evvel Türkiye’de yayılmaya çalışılan Lâik-Anti Lâik Kutuplaşmasının da kimler tarafından tezgâhlandığı konusunda bize ipucu veriyor. Bu çatışmanın şu anda cereyan eden Türkiye’nin, İran ve Ortadoğu Açılımlarına yönelik sabote teşebbüslerinin bir parçası olduğu gerçeği de ortaya çıkmakta.

c) “İsrail, Gazze Saldırısını Mahmut Abbas ile Koordine Etmeye Çalıştı”:

Ortadoğu’ya yönelik raporlardan birisi olan bu belge Filistin’de yaratılan Hamas-El Fetih Çatışmasını ziyadesiyle derinleştirmeyi gaye edinmektedir. Böyle bir çatışmadan bölge de en kârlı çıkacak ülke de hiç kuşku yok ki Amerika Birleşik Devletleri’nin sadık müttefiki İsrail’den başkası değildir.

Tüm bunlardan sonra, Kore’de ki krizi tırmandıracak bir gelişme olan Amerika Birleşik Devletleri-Güney Kore Ortak Tatbikatı’nı ikinci plana atmak suretiyle gündemi alt üst eden Wikileaks Belgeleri’nin “muhbiri” Julian Assange’ın bulunabileceğine inanmak herhalde 11 Eylül Faili” Usame Bin Ladin’in bulunacağına inanmak kadar basit, komik ve aptalcadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 204
Toplam yorum
: 84
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 672
Kayıt tarihi
: 07.02.08
 
 

Adım Harun ÖZYURT. 11 Şubat 1983 günü Almanya'nın Frankfurt şehrinde doğdum. 1986'da Türkiye'ye dönd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster