- Kategori
- Güncel
Atatürk'ün çiçek kızı

ŞİMDİLİK HOŞÇAKAL HOCAM
Türkan Hocam, siz dünyanızı değiştirirken ardınızdan, boğazımıza düğümlenen kelimeleri sizinle paylaşmak istiyoruz... Acımız büyük. Bizi bu dünyada öksüz bıraktınız.
Cumhuriyetin Devrim Çiçeği Türkan Saylan Hocamızı kaybettik. Son günlerinde o bir şeyler yazamadı, anlatamadı, anlatacak çok şeyi vardı. Konuşamadı.
O bizlere bir ışık olmakla beraber aynı zamanda kardelenlerin büyümesine sebep olan tohumları veren Ana Çiçek di.
Sen devrim Çiçeğisin Türkan hocam. Arkanda bıraktığın tohumlarınla, Bu ülke yeniden hayat buluyor. İçiniz rahat olsun hocam, siz görevinizi layıkıyla yerine getirdiniz. Hatta kat kat fazlasını miras bıraktınız bize. Hani derler ya yedi kuşak yetecek miras diye… Siz bize mirasların en büyüğünü bıraktınız. Tıpkı Atatürk gibi.. İçimizde uyuyan Cumhuriyet meşalesi alevlendirdiniz. Siz bir Cumhuriyet kızı olduğunuzu tüm dünyaya kanıtladınız.
Sizin gibi bir insan bu ülke bir daha yetiştirir mi bilemiyorum. Ama inanın hepimiz sizin gibi bir insan yetiştirmek için elimizden geleni yapacağız. Hepimizin düşmanı olan eğitimsizliği, kız çocuklarının okumak isteği önündeki engelleri hep birlikte aşacağız. Tüm yobazlığa, bağnazlığa rağmen, Cumhuriyet düşmanlarının suratına vurduğunuz tokatı tüm dünya öğrendi. Tıbbi anlamda, eğitim anlamında yapılması gerekenin en iyisini gerçekleştiren hocam, size minnettarız. Devamlı yobazlığa bağnazlığa karşı oldunuz. Bu düşüncelerinizi her defasında dile getirdiniz. Sizin o dile getirdiğiniz şeyler hepimizin gözünü biraz daha açtı. Sizin sevecenliğiniz ve yüreğinizde ki güzellik yüzünüze yansıdı. Belki de cesaretiniz ve o yüreğinizdeki güzelliğin dışa vurulması, çoğu kişiyi korkuttu. Çünkü yapmak istedikleriniz korkakların istediklerinin tam tersiydi.
Dedim ya hocam siz Atatürk’ün kızı Cumhuriyetin aynasısınız. Sizden korkan yobazlar bu yüzden düşman kesildi size… Bu yüzden size iftiralar attılar. Belki yaptıklarından sonradan utanıyorlar, utandıklarını tüm dünya görür diye, bu yüzden sizi uğurlamaya gelemediler.
Tüm ülke sizi uğurlarken ebedi yolculuğunuza bu yüzden çamurlu başlıklar attılar gazetelerine. Bir gün gelecek utanacaklar yaptıklarından, çünkü dini kullanarak bu dünya malına meyil verenler hiçbir zaman sizin gibi insanlığa, eğitime kendini adamış bir insan olamayacaklar. Sizin gibi kardelenler yetiştiremeyecekler. Sizin gibi hasta insanları iyileştiremeyecekler. Bütün kıskançlıklarını iftira olarak dışa vuracaklar.
Hani derler ya Allah sevdiği kullarını yanına çabuk alırmış. Yaradan sizi onlardan daha çok seviyor hocam. Onun için sizi erken çağırdı. Bizi cezalandırdı. Yobazlar yaradan sizi daha çok seviyor diye kıskanarak iftiralar attılar ve atmaya devam ettiler. Onlara bizim diyecek cevabımız yok. Onlara zamanı geldiğinde Yaradan cevap verecek… Onun için biz çok rahatız.
Emanetiniz elimizde hocam, siz de rahat edin… Size minnettarız… Siz yolumuzda ki ışığımızı hep aydınlatacaksınız. Yolun ilerisindeki meşaleleri yakmak bizim birinci görevimiz. Bundan sonra bizim görevimiz; sizin tek isteğiniz olan, fikri hür, vicdanı hür Cumhuriyetçi- Laik evlatlar yetiştirmek. Bunun biliyoruz hocam. Sizi hep minnet duygusuyla anacağız. Sizi her düşündüğümüzde yüzümüz gülecek… Ve arkamızda sizin gibi yüzü gülecek olan yeni nesiller yetiştireceğiz.
Burada daha çok şeyler yazmak istiyorum. Fakat tüm düşüncelerimi kaleme dökmeye kelimeler yetmiyor hocam. Bizi bir yerlerde seyrediyorsunuz biliyoruz. Sizi buradan sevgiyle ve minnet duygusuyla selamlıyoruz.
Şimdilik Hoşçakalın
Gülcan Bila