- Kategori
- İnançlar
Ateist veya dindar olmak

???
İnançlar konusunda çok fazla yazılıp çizildi, yorumlar yapıldı, kavgalar edildi vs. Yüz yıllardır insanoğlunun inanç arayışı devam etmekte ve insanlar dini inançları konusunda sınıflara ayrılmaktadır. Herhangi bir dini benimseyenler ve hiç bir dini kabul etmeyenler birbirlerine hep birşeyleri ispat etmeye çalıştılar. Dindarlar Allahın varlığını ispat edebilmek için kutsal kitapları ya da doğadaki mucizeleri referans gösterirken, ateistler görülmeyen ya da varlığı kanıtlanmamış bir şeye inanmanın akla ve bilime aykırı olduğundan hareketle reddetmeyi seçtiler. Ben her iki pencereden inançları anlamaya çalışacağım zira ateizm de bir inançtır bana göre.
Ülkemizde müslümanlığı seçen insanlar ya da doğuştan kendisine giydirilmiş olan dini kabullenen ve inanç haline getiren insanlar çoğunluktadır. Bu insanlar neden Allaha inanırlar? Çünkü müslüman bir ailede doğarlar ve sorgulanması kesinlikle reddedimiş olan bir dinin mensubu olarak sorgulamadan kabul eder, inanır ve dinin gereklerini yerine getirirler. Ya da biraz okuyup yazmış olan eğitimli kesim, Kuran'ı kendi pencerelerinden yorumlar, istedikleri şekliyle kabullenirler, inanır ve diğer insanlarıda inandırmak için uğraşırlar. Çünkü inanmak kadar inançların devamını sağlamakta bir kulun en başta görevidir. Ateist insanlara kızarlar ya da acırlar. Kimiside büyük bir sabır göstererek, ateistlerin yürek dağlayan sorularına kutsal kitaptan alıntılarla yanıt vermeye çalışırlar. Bu anlamda inananların işi zordur, çünkü bir şeyin varlığını ispat edebilmeleri için bilmeleri gereken çok şey vardır ve en kutsal değerlerine yapılan saldırılara karşı metin olmaları gerekir. Canınızın, hayatınızın , en sevdiklerinizin üstünde tuttuğunuz, taptığınız yaratıcınıza söylenecek sözler sizi yaralar. Bu yüzden inananlar genellikle ateistlerle tartışmaya girmezler, Tanrının onların gözüne perde indirdiğine inanmayı seçerler, zaten Kuran da aynen böyle söyler.
Peki ateistler neden ateizmi seçerler? Ya ateist bir ailede doğmuşlar ve hiç araştırmadan reddetmeyi seçmişlerdir-ki böylesi kolay olandır- ya da müslüman bir ailede doğup sonradan sorgulamış ve Tanrıyı reddetmişlerdir. Aslında onları inançsızlığa iten şey dinin ta kendisidir. Objektif düşünürsek; korku üzerine kurulu ve boyun eğmek, itaat etmek ve günde beş vakit tapınmak gibi gerekleri olan bir kurallar bütünü insanın özgürlük anlayışına tezattır. Elbetteki din bunlardan ibaret değildir. Yardımlaşma, insanlara iyilik gibi toplumsal fayda sağlamaya yönelik emirleri de vardır. Ama bir ateist bunları din olmadan da yapabileceğini savunur.
Yaradılış ve doğanın işleyişi konusuna gelindiğin de, her iki tarafta geçerli bir açıklama getiremez. Dindarlar yine kurana dayanarak açıklarlar, ateistler bilim henüz yaradılışa bir açıklama getiremediği için, susar ve çamurdan yaradılışı da geçerli kabul etmez ve reddederler. Yani her iki tarafta kendince haklıdır. Bilimsel olarak kanıtlanmayan şey kafada soru işareti olarak kalır ve herkes kendine yakın hissettiği açıklamaya inanır. Bu konu insan beyninin henüz sınırları dışındadır. Gerçek olan; bir doğa vardır ve bizler de bu doğanın parçalarıyız. Doğadaki işleyiş hakkında düşünüp araştırmaya devam edilmektedir. Dinler her ne kadar bu işleyişi Tanrının sağladığını kabul ederek son noktayı koysa da, bilim araştırır ve sorgular.Bu nedenle din, bilimi, bilimde dini karşısında bulur hep.
Bu konularda fazla ahkam kesmek yanlıştır bence...Çünkü kimsenin kimseye göstereceği geçerli bir kanıtı yoktur. Kuran sadece inananlar için kanıttır, inanmayanlar için kanıt niteliği taşımaz. Pekala Muhammet tarafından yazılmış ya da yazdırılmış olabilir. Görünürde Tanrı olmadığına göre, isteyen güneşi, isteyen ağacı, isteyen görünmeyen bir varlığı Tanrı kabul edebilir. Ateistler ise tanrının yokluğunu ispat edemiyecekleri için" yoktur" diyemezler. Bu nedenle herkes kendine uygun bir inanç oluşturmalı ve ona inanmalıdır. Bunun illaki bir dini inanç olmasına da gerek yoktur. Bir dini akıma kapılmak, bir dine mensup olmak ya da bilimi din haline getirmek gereksizdir.
İllaki bir bütünün parçası olmanız gerekmez zaten siz kendi başınıza bir bütünsünüzdür. Sevgiye tapınmanız yeterli olabilir belkide. Sevgiyle kalın...