- Kategori
- Dünya
Avrupa’nın marka değeri artık dünyada eskisi kadar değil

Bunu gözlemleyebiliyoruz. Avrupa standardı artık dünya standardı değil. Dahası bu ilerleme kendi içinde de durdu gibi.
Bu durumun yansımaları var elbette. Avrupa ekonomisi zor durumda. Bir zamanlar doların iki katı olan Euro doların altına düşmemek için bulunduğu yerde zorlukla tutunuyor. Bir zamanlar salatalığa bile “Avrupa mı” diye sorardık, artık yerli ürünler ve markalar tercih ediliyor. Bizden daha ileri ülkelerde (Kore, Japonya vs) Avrupa’nın esamisi bile okunmuyor.
Avrupa şehirleri de artık eskisi kadar popüler değil. Paris’in adı kaldı, Londra’nın tadı kaldı; şimdi her yerde var böyle şehirler. Eskiden bir Almanyalı gelince oraları ballandıra ballandıra anlatırdı, ağzının içine bakardık. Şimdi o anlatmıyor biz de dinlemiyoruz. Şimdi AB’ye girmek için o kadar istekli değiliz. Eskiden iyileşmeyen hastaları Avrupa’ya götürürlerdi, Avrupa’dan ülkemize hasta geldiğini duyuyoruz.
Noldu da böyle oldu? Elbette dünya gelişti, yeni Avrupalar ortaya çıktı. Bu arada Avrupa'da keseden yedi. Değerinin üzerine değer koymadı. Bilim ve sanat çalışmaları var ama Avrupa’da gelişim/değişim eski hızında değil. Arkadan gelenler geldi yetişti.
Şimdi Avrupa medeniyeti sadece yaşamda var, bak onu inkâr edemeyiz işte. Teknoloji, ekonomi, bilim, sanat yerinde saysa da Avrupalı her yerde Avrupalı. İnsanların birbirini kestiği bu çağda insanlık yönünden iyi yerdeler.
Avrupa artık eski Avrupa değil. Bu biraz da bence ABD ile girdiği rekabetten oldu. ABD sonsuz imkânlar ülkesi, onla baş etmek zor. Yönetimleri ihtiraslı, kendi kaybediyor seni de yok ediyor. Avrupa’nın dünyada en büyük (belki de tek) rakibi ABD’dir. Birbiriyle uğraşmasalardı şimdi böyle bir daha olurlardı. Birbirini yediler, bitirdiler.
Avrupa’nın marka değerinin düşmesi ülkelerin önünü açtı; kendilerine geldiler. Ancak bu durumda yolun sonuna gelen Avrupa ne yapacak?