- Kategori
- Deneme
Az insan ölüyor...
Geçtiğimiz Kurban Bayramında, bir gazetede köşe yazarı yazmıştı, ülkemizdeki trafik kazalarında yinde de az insan ölüyor diye...
Haklıydı, yazar...
***
Çocukluk anılarımdan 70'li yıllar...
Bir bayram günü köye(Lüleburgaz'a)gitmek için yolcu otobüsündeyiz...
Otobüste en sevdiğim yer olan 1 numaralı koltuktayım, şöförün tam arkası, cam kenarı...
Tek şeritli ve kalabalık yollar...
Önümüzde bir yolcu otobüsü, tampon tampona gidiyoruz...
Geriden bir başka yolcu otobüsü bizi ve öndeki otobüsü sollamak için şerit değiştirdi. Aracın yarısı kadarki bölümü bizim, diğer tarafı da öndeki otobüsün sol yarısına kadar ancak gelebildi... Bizi ve diğerini sollayamıyor... O otobüs şöförü gaza basıyor, iki otobüsteki şöferler de gaza basıyor... Bir türlü sollayamıyor... Karşıdan da gelen başka bir otobüs... Çarpışmaları an meselesi... Saniyeler kala bizim şöför frene basıp, öndeki ile ancak bir otobüsten biraz fazla bir mesafe bırakıyor ve şöför otobüsü iki otobüsün arasına zor atıyor...
-Adrenalin ölçümü müydü?
-Şaka, oyun muydu?
-Ders vermek miydi?
Şöförlerin yaptığı bilinmez....
Sonuçta, birkaç saniye fark ile onlarca yolcunun hayatı kurtulmuştu...
***
Gazetelerde bir haber vardı aylar öncesinin...
Karşı yönden gelip, kendi şeridine geçen araç ile çarpışmamak için, yolun sağına direksiyonu kıran araçtaki kişi ölüyor...
Hatalı olan, aracına ve kendisine hiçbir şey olmadan kaçıyor...
Hiç hatası olmayan da kendinin ve başkalarının hayatını kurtarmak isterken canından oluyor...
***
Blogta daha önce yazmıştım kendi başımdan geçen trafik kazasını...
Sürücülüğümün ilk günleri...
Önümde kapalı kasa kamyon, arkamda otomobil, aradan sıyrılıp sollamak isterken bir türlü sollayamam...
-Korna çalmamak...
-Selektör yapmamak...
-Vites küçültüp hızı yüksetmemek...
-Sollayamadığım halde frene basmamak...
Önümde giden ve karşıdan gelen iki kamyona karşı yapmadığım eylemler...
Aradan beş yıldan fazla bir zaman geçince insan olayı bir başka türlü değerlendiriyor...
Bunun adı da tecrübe olsa gerek...
O gün için bu üç şöför benim hayatta kalıp bu yazıyı yazabilmeme sebeb olan kişilerdi...
Şimdi de öyle...
Ancak, ben hatalıydım kabul...
Ama son anda yaptıkları inanılmaz ustalıkların çok azını içlerinden biri dahi yapmış olsaydı olay o boyuta varmazdı...
Yol yakınken tolere etmediklerini son anda mücize ile ancak kapatabildiler...
Devam edelim; karşıdan gelen iki araç birbirlerine aynı hizada sıfır noktasına kadar yanaştı... Önümdeki kamyon kaçabildiği kadar sağa kaçtı neredeyse yoldan dışarı çıkma pahasına...
Anlatılır; kaza anında bir yere araç çarpacaksa şöför refleks olarak sağ taraftan çarparmış...
Önce can misali...
Araçta iki kişiyiz ve sağ yanımda eşim vardı...
Ölümü düşündüm, ölüm korkusunu yaşadım...
Klasik "film şeridi" olayı da doğru son saniyelerde hayatınız gözlerinizin önünde...
Korktum...
Paniklemedim...
Can mı, canan mıyı da düşünmedim...
Mücizenin sonunda da klasik teori gerçekleşmişti...
Otomobilimin sağ far ve tamponundaki hasar ile kazayı ucuz atlatmıştık...
Arkadaki otomobil durmuş...
Diğer üç kamyon da hiçbirşey olmamış gibi, durmayıp yollarına devam etmişti...
***
Trafikte özellikle tek şeritli yollardaki kazaların;istenilse tehlike göze alınsa bir kısmının önlenebileceğini düşünüyorum...
Ama bir kısmı da "can kurtarmak"adına yok yere canından oluyor aynı zamanda...
***
YİNE DE SAĞOL
Bu sözü zaman zaman kullanırız günlük hayatımızda...
Olaylar, bizim istediğimiz şekilde gerçekleşmediği için...
Ya işimiz gereksiz yere uzadığı, farklı boyutlara vardıktan sonra sonuçlandığı için...
Ya da işimiz olmasada o kişi-ler-e hak vediğimiz için...
Bu bazen benim örneğimdeki gibi hayatımızı kurtaran şöförler için olur...
Bazen de yazan, konuşanlar için...
Bir söz....
Bir yazı...
Bize; "YİNE DE SAĞ OL"u dedirtir...
Haklıydı, yazar...
***
Çocukluk anılarımdan 70'li yıllar...
Bir bayram günü köye(Lüleburgaz'a)gitmek için yolcu otobüsündeyiz...
Otobüste en sevdiğim yer olan 1 numaralı koltuktayım, şöförün tam arkası, cam kenarı...
Tek şeritli ve kalabalık yollar...
Önümüzde bir yolcu otobüsü, tampon tampona gidiyoruz...
Geriden bir başka yolcu otobüsü bizi ve öndeki otobüsü sollamak için şerit değiştirdi. Aracın yarısı kadarki bölümü bizim, diğer tarafı da öndeki otobüsün sol yarısına kadar ancak gelebildi... Bizi ve diğerini sollayamıyor... O otobüs şöförü gaza basıyor, iki otobüsteki şöferler de gaza basıyor... Bir türlü sollayamıyor... Karşıdan da gelen başka bir otobüs... Çarpışmaları an meselesi... Saniyeler kala bizim şöför frene basıp, öndeki ile ancak bir otobüsten biraz fazla bir mesafe bırakıyor ve şöför otobüsü iki otobüsün arasına zor atıyor...
-Adrenalin ölçümü müydü?
-Şaka, oyun muydu?
-Ders vermek miydi?
Şöförlerin yaptığı bilinmez....
Sonuçta, birkaç saniye fark ile onlarca yolcunun hayatı kurtulmuştu...
***
Gazetelerde bir haber vardı aylar öncesinin...
Karşı yönden gelip, kendi şeridine geçen araç ile çarpışmamak için, yolun sağına direksiyonu kıran araçtaki kişi ölüyor...
Hatalı olan, aracına ve kendisine hiçbir şey olmadan kaçıyor...
Hiç hatası olmayan da kendinin ve başkalarının hayatını kurtarmak isterken canından oluyor...
***
Blogta daha önce yazmıştım kendi başımdan geçen trafik kazasını...
Sürücülüğümün ilk günleri...
Önümde kapalı kasa kamyon, arkamda otomobil, aradan sıyrılıp sollamak isterken bir türlü sollayamam...
-Korna çalmamak...
-Selektör yapmamak...
-Vites küçültüp hızı yüksetmemek...
-Sollayamadığım halde frene basmamak...
Önümde giden ve karşıdan gelen iki kamyona karşı yapmadığım eylemler...
Aradan beş yıldan fazla bir zaman geçince insan olayı bir başka türlü değerlendiriyor...
Bunun adı da tecrübe olsa gerek...
O gün için bu üç şöför benim hayatta kalıp bu yazıyı yazabilmeme sebeb olan kişilerdi...
Şimdi de öyle...
Ancak, ben hatalıydım kabul...
Ama son anda yaptıkları inanılmaz ustalıkların çok azını içlerinden biri dahi yapmış olsaydı olay o boyuta varmazdı...
Yol yakınken tolere etmediklerini son anda mücize ile ancak kapatabildiler...
Devam edelim; karşıdan gelen iki araç birbirlerine aynı hizada sıfır noktasına kadar yanaştı... Önümdeki kamyon kaçabildiği kadar sağa kaçtı neredeyse yoldan dışarı çıkma pahasına...
Anlatılır; kaza anında bir yere araç çarpacaksa şöför refleks olarak sağ taraftan çarparmış...
Önce can misali...
Araçta iki kişiyiz ve sağ yanımda eşim vardı...
Ölümü düşündüm, ölüm korkusunu yaşadım...
Klasik "film şeridi" olayı da doğru son saniyelerde hayatınız gözlerinizin önünde...
Korktum...
Paniklemedim...
Can mı, canan mıyı da düşünmedim...
Mücizenin sonunda da klasik teori gerçekleşmişti...
Otomobilimin sağ far ve tamponundaki hasar ile kazayı ucuz atlatmıştık...
Arkadaki otomobil durmuş...
Diğer üç kamyon da hiçbirşey olmamış gibi, durmayıp yollarına devam etmişti...
***
Trafikte özellikle tek şeritli yollardaki kazaların;istenilse tehlike göze alınsa bir kısmının önlenebileceğini düşünüyorum...
Ama bir kısmı da "can kurtarmak"adına yok yere canından oluyor aynı zamanda...
***
YİNE DE SAĞOL
Bu sözü zaman zaman kullanırız günlük hayatımızda...
Olaylar, bizim istediğimiz şekilde gerçekleşmediği için...
Ya işimiz gereksiz yere uzadığı, farklı boyutlara vardıktan sonra sonuçlandığı için...
Ya da işimiz olmasada o kişi-ler-e hak vediğimiz için...
Bu bazen benim örneğimdeki gibi hayatımızı kurtaran şöförler için olur...
Bazen de yazan, konuşanlar için...
Bir söz....
Bir yazı...
Bize; "YİNE DE SAĞ OL"u dedirtir...