Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
340
 

Bahçeli' nin ipi

Bahçeli' nin ipi
 

Bizim zamanımızda okullarda münazara diye bir yarışma vardı. Bilmiyorum şimdi var mı?

Birbirine zıt iki tezin, iki ayrı ekip tarafından sözlü şekilde savunulmasıdır münazara. Savunduğunuz fikrin doğru olmasından çok savunma mekanizmasının doğru ve inandırıcı olması önemli rol oynar.

Hitabet sanatı, konuşma sırasındaki jest-mimikler, çarpıcı misaller, düşündüren ifadeler, üç boyutlu cisimlerle süslenmiş savunma tekniği, yarışmayı kazanmada önemli ve olumlu rol oynardı.

Bizim okul bu konuda çok iyiydi. Girdiğimiz her turnuvadan birinci olarak çıkardık. Sonuçta diğer liseler bizim okul katılırsa yarışmalardan çekileceklerini söylediler.

Biz yarışmalara katılacak ekibi sınıflar arası müsabakalarla seçerdik. Ben de sınıf ekibindeydim.

Bir keresinde, kötülerin ve kötülüklerin iyileri ve iyilikleri daha kolay etkilediği gibi bir tezi savunuyorduk. Ben konuşmama şöyle bir gösteri ekledim.

O zamanlar dolma kalem ve mürekkep kullanırdık. Kürsüye içi su dolu bir sürahi ve bir şişe mürekkep koydum. Dedim ki, “kötülüğü iyilikle temizlemek çok zordur. Söz gelişi, şu küçücük mürekkep kutusuna bir sürahi suyu boşaltsam, rengi yine masmavidir, bir türlü temizlenip berraklaşmaz.

Ama iyiler ve iyilikler üzerinde kötülerin ve kötülüklerin etkisi çok daha hızlıdır. Önüne geçmek ve sonra onu temizlemek de çok zordur. Şu sürahiye bir damla mürekkep koysam hemen rengi değişir, temizliği kaybolur.”

Gerçekten bir damla mürekkebi sürahiye koydum ve rengi değişti.

'İşte bir damla mürekkep, bir sürahi suyu kirletmiş, onu kullanılmaz ve işe yaramaz hale getirmiştir. Artık onu dökmekten başka yapacak bir şeyimiz yoktur” deyip salonun ortasına mürekkepli suyu boşaltmıştım.

Fikrimi çok iyi savunduğumu düşünüyor ve birinci olmaya garanti gözüyle bakıyordum. Sonuçlar açıklandığında ancak ikinci olabildiğimi fark ettim. Şaşırmıştım

Yarışmadan sonra jürideki hocalarımla konuştum, onlara niye birinci olamadığımı sordum.

Meğer benim döktüğüm mürekkepli su, hemen kürsünün önünde oturan jüri üyelerinin üzerine sıçramış ve hepsinin elbiseleri berbat olmuş. Bu yüzden bana kızmışlar ve puanlarımı kırmışlar…

Şimdi bu hikâye nerden aklına geldi diyeceksiniz.

Şehit cenazelerini istismar ederek sanki Apo yakalandığında kendisi iktidarın yetkili bir bakanı değilmiş gibi ileri geri konuşan MHP genel başkanı devlet Bahçeli, bir mitingde, başbakana, her şeyi buluyorsun da Apo’yu asacak ip mi bulamıyorsun, demiş ve kürsüden halkın üstüne sicim atmış. Dinleyiciler de bu sicimleri kapmak için birbirleriyle yarışmışlar.

Seçimlerde bir partinin oy almak için vatandaşa söyleyeceği şeyler demek ki münazaralarda yapılan gösterilere dönmüş. Münazaralarda doğru fikri savunan değil, o fikri iyi savunan kazanırdı. Yirmi birinci yüzyılda yapılan bir seçimde de, partisinin neler yapacağını iyi anlatan değil de halkı iyi kandıran mı kazanacak?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 974
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster