​ Balıkesir'li Bahadır... / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '10

 
Kategori
Mizah
 

Balıkesir'li Bahadır...

Selam, ben Balıkesir'den Bahadır. (Fonda Arnold vari bir adamın görüntüsü, ses üstüne konuşuyor öyle) Utangaç ve bir o kadar masumum… Arkadaş olmak isterseniz arayın konuşalım…

Selam ben Adana’dan Merve. Ara beni, tanışalım kaynaşalım…

Ekrana bakıyorsun, sarışın mavi gözlü yarı çıplak bir kız, sahilde dolaşıyor, Adanalı Merve olması sarışın olmasını engellemiyor elbette ama, yine de insanın kafasından minik bir soru işareti geçiyor işte…

Neyse ikinci görüntüde, adını Bahadır sandığımız herifle bizim Merve su şakası yapıyorlar birbirlerine. (Tam bu esnada 900'lü hattın numarası çıkıyor)

Üçüncü görüntü adını muhtemel Hayri zannedeceğimiz bir adam ve yanında adını tahmin etmeye gerek duymadıgımız bir başka hanım kızımız insan gibi konuşuyorlar sanki.

Son görüntü, denizde deve güreşi yapıyolar. Mantık ne? Bu dördü demin verilen telefon numarasını aramışlar, buluşmuşlar, sözlerini tutmuşlar, kaynaşmışlar, hatta işin b.kunu çıkarıp deve güreşi oynamaya kadar vardırmışlar olayı. Bu reklamı yıllar evvel izlediğimde, çocuk aklımla kafamda bir soru işareti oluşmuştu ama cevap bulamamıştım.

Geçen gün ortaokuldan bir arkadaşımı gördüm. Esasında evveliyatı böyle çok eskiye dayanan ve uzun süredir görüşülmemiş olan arkadaşlıklar beni biraz gerer. Gereksiz bi suskunluk olur ortamda. Boş bakışlar falan. Facebookta da o yüzden uzun süredir konuşmadığım arkadaşlarım mesaj atarsa “pardon, tanıyamadım” falan diyip, salağa yatıyorum. Neyse, Bahadır’la ortaokulda da can ciğer kuzu sarması sayılmazdık, aynı sınıfta da değildik. Tanışmışız bi şekilde demek ki, adını falan biliyorum. Ufak tefek bir arkadaşımızdı hep, değişmemişti. Ben de buna istinaden;

“Hiç değişmemişsin yaa” dedim.

Cümlenin sonuna “yaa” ekledim ki daha sempatik dursun üzerimde.

“Sen de” dedi.

Bu gibi karşılaşmalarda lafı fazla uzatmamak gerekir. Adamı görmemişsin 20 sene, ne konuşacaksın ki. Hayır, Allah muhafaza üniversite hayatını anlatmaya kalksa gideceğin yere de gidemezsin. O yüzden en iyisi, “N’aber, n’ası gidiyor” tarzı cümlelerle durumu idare etmek. İlk suskunluk anında da “hadi abi görüşürüz beni beklerler ” diyip olay mahaliden uzaklaşmak. Biz de öyle olmadı. Bahadır eskiden konuşmayı severdi miydi tam hatırlamıyorum, ama o gün konuşmayı seviyordu. Önce taşınmalarından bahsetti. Sonra üniversiteyi ilk yıl kazanamamasından. Derken kız arkadaşını, niye ayrıldıklarını, nasıl barıştıklarını nasıl nişanlandıklarını anlattı. Çıkartıp bir de kız akadaşının resmini gösterdi mi? (Gösterdi)

Ben de dinlermiş gibi yapıp başka şeyler düşüneyim de, ileride düşünüp zaman kaybetmeyeyim diyerek boş boş “hı hı” anlamında kafa sallayarak yoldan geçen arabalara baktım. Sonra aklıma o reklam geldi işte.

“Merhaba ben Balıkesir’den Bahadır."

Cümle beynimde tekrarlandıkça, bu cümleyle ilgili kafamda küçüklüğümden bir soru işareti oluştuğun farkındalığına vardım. Bi bizim Bahadır’a baktım, bi reklamdaki izbandutu düşündüm.

“Bahadır sen nerelisin len” dedim.

Önce sanırım soruyu idrak edemedi, zira henüz memleket kısmına gelmemişti. Sanırım çalışmadığı yerden sormuştum. Neyin peşinde olduğumu anlayamamanın kararsızlığıyla

”Balıkesirliyim n’oldu ki” dedi.

“Hiiiç, ee abi ne zaman evlilik kısmetse” dedim. A

raya memleket muhabbeti hiç girmemiş gibi Bahadır anlatmaya devam etti. Bense yıllardır kafamda öylece taşıdığım bir soru işaretinin cevabını bulmuştum. Kat’ i suretle emindim ki yıllar evvel izlediğim reklam çakmaydı. Kafamda küçüklükte oluşan soru artık tamamiyle giderilmişti. Balıkesir’li Bahadır dediğin öyle iri yarı olmazdı, olmamıştı da. Balıkesirli Bahadır’ın anlattıkları ve benim dinlediğim kısımlardan (bi de tabi Bahadır’ın gösterdiği fotoğraftan), Balıkesir’li Bahadır’ın kız arkadaşının Balıkesir’li Bahadır’la deve güreşi yapamayacağına da karar vermiştim. O zaman Balıkesir’li Bahadır dediğinin sulu şakalar yapacak kız arkadaşı da olamazdı. Reklam tamamiyle çakmaydı. Kafamda ki bir soru işaretini daha başarıyla cevaplamıştım. Kafamda bir boşluk oluşmuştu resmen, alışık değildim bu duruma.

“Hadi görüşürüz Bahadır’cım, beni beklerler” diyip,

Red Kit’te çalan fon müziği eşliğinde ortamdan uzaklaştım. Ben yalnız bir kovboydum ve birazdan bakkaldan sigara alıcaktım. Ama aklıma birden korkunç bir hata yapıyor olma olasılığım geldi. Bu soru işaretini de yıllarca taşıyamazdım. Döndüm Bahadır çoktan bir arkadaşıma daha rastlarım da ona da nerde çalıştığımı anlatırım hevesiyle yola koyulmuştu bile. Koştum… Badahır’ın omzuna dokundum. Döndü mutlu olmuştu. Yüzünde mesleğini anlatacak birini bulmuş olmanın vermiş olduğu huzur vardı.

“Hayırdır abi” dedi,

“Bahadır” dedim,

“Annen de Baban da Balıkesirli di mi bi yanlış olmasın?”

Sevgiler&Saygılar…

 
Toplam blog
: 15
: 420
Kayıt tarihi
: 07.06.10
 
 

Sürekli farklı şeyler yapmak, Farklı alanlarda farklı başarılar kazanmaktı amacım... Farklı olmak..