Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '08

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
2548
 

Bandırma Limanı'ndan ithalat rakamları ve Türkiye'nin tarım gerçeği

Bandırma Limanı'ndan ithalat rakamları ve Türkiye'nin tarım gerçeği
 

bandırma limanı


GEÇEN akşam makarna kaynatıyoruz evde.. Sarmısaklı yoğurt sosuyla afiyetle yiyeceğiz.

Kız tutturdu, pirinç çorbası diye.

Bizim hanım mini bir kilere dönüştürdüğümüz eski buzdolabına baktı, çorba yapacak kadar bile pirinç kalmamış.

Oğlan ne verirsen yiyor, yemek ayırmıyor.. Kız seçici.

“Makarna yenilecek” dedim, çorba morba yok; hele pirinç çorbası, içinde pirinç olan herhangi bir şey yok...

Bir süre pirinç boykotu yapacağız.. Yemeyeceğiz.

Biz yemeyince pirincin fiyatı düşecek mi; makarnayla eşitlenecek mi?

Ne diyor Nazım Usta: “Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak, nasıl çıkar karan-lıklar aydınlıklara...”

Ben yemiyorum, sen yemiyorsun, biz yemi-yoruz; böylece pirincin fiyatı düşüyor!

Yani aydınlığa çıkıyoruz cümleten...

Tamam, “pirinç yemeyin” çağrılarına uyu-yoruz, almıyoruz, yemiyoruz da..

Pirincin fiyatı neden bu kadar yükseliyor?

Yalnızca pirinç değil, her şeyin fiyatı yük-seliyor.

Enflasyon hesabını pinpon topu üzerinden yapanlar, tek haneli rakamlarla övünüyor da..

Yapın bakalım gıda fiyatları üzerinden bir hesap, iki haneli mi çıkacak enflasyon, üç haneli mi?

***

ANKARA Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, “pirinç çok gerekli bir gıda değil, almayın, yemeyin, bakın fiyatı nasıl düşüyor” diyor.

Aynı açıklamaları hemen herkesten duyuyoruz.

Genellikle esnaf, tacir, üretici kuruluşlarının başkanları boykot çağrısı yapıyor.

Peki devlet böyle çağrılar yapar mı?

Örneğin devletin Tarım Bakanı, “pirinç ye-meyin, fiyatı düşer” diyebilir mi?

Tarım Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’nin pirinç sorunu olmadığını söylüyor.

Neden sorun yokmuş peki?..

Türkiye’de ayda 50 bin ton pirinç tüketiliyormuş.. Yeni hasat ağustos sonunda başlayacağı için dört aylık ihtiyacımız söz konusuymuş.. Elde 120 bin ton pirinç varmış, dört ayda tüketeceğimiz 200 bin ton pirincin geri kalanı için çeşitli bağlantılar kurulmuş, sorun yokmuş...

Bakan Eker şu bilgiyi de veriyor:

“Türkiye’nin yıllık pirinç ihtiyacı 500 - 550 bin ton civarında.. Şu anda 400 bin ton pirinç karşılığı çeltik üretiyoruz.”

Bu ne demek?

Pirinçte dışa bağımlı haldeyiz demek değil mi?

Yılda 400 bin ton pirinç üretiyorsak, yaklaşık 550 bin ton yıllık pirinç tüketimi varsa, bunun yaklaşık 100-150 bin tonu dışarıdan geliyor demektir.

***

BİZİM gazetenin dünkü sayısından bir haber:

“Limana Amerika ve İtalya’dan 7 bin ton pirinç geldi...”

Bu liman, Bandırma Limanı.. Haberin de-vamında şöyle deniliyor: “TCDD Bandırma Limanı’ndan mart ayında 108 milyon 133 bin dolarlık tarım ürünü ithalatı yapılırken, ABD ve İtalya’dan gemilerle 7 bin ton pirinç getirildi.”

Aynı haberde, mart ayındaki ithalat ve ihracat rakamları da yer alıyor.. İşte o rakamlar:

Toplam dış ticaret miktarı 168 milyon 323 bin dolar. İthalat 139 milyon 294 bin dolar.. İhracat 29 milyon 29 bin dolar.

Mart ayı verilerine göre 139 bin 294 dolarlık ithalatın 108 milyon 133 bin dolarlık bölümünü tarım ürünleri oluşturuyor.

Maksadım haberin tümünü bu köşede yayımlayıp sayfayı doldurmak değil.. Ama bu haber, Türkiye gerçeğini gözler önüne seriyor.

O halde haberde yer alan bilgileri tekrar paylaşalım.

***

TOPRAK Mahsulleri Ofisi (TMO), Ukray-na’dan 16 bin ton, Kazakistan’dan ise 5 bin 370 ton buğday satın almış, buğdaylar limana indirilmiş, TMO bunun için 9 milyon 480 bin dolar ödeme yapmış. TMO’nun dışında çeşitli şirketler de 8 milyon 700 bin dolarlık buğday ithalatı gerçekleştirmiş.

Yine aynı dönemde 5.6 milyon dolarlık kepek, 6.8 milyon dolarlık arpa, 11.7 milyon dolarlık soya fasulyesi ve küspesi, 24.7 milyon dolarlık mısır grizi, 21.8 milyon dolarlık ayçiçeği tohumu, küspesi ve yağı ithal edilmiş.

Bandırma Limanı, bu ülkenin limanlarından yalnızca biri.. Diğer limanlarda da durum bundan farklı değildir.. Yani özellikle tarım ürünlerinde ithalat, ihracatı birkaç kat sollamış durumdadır.

Türkiye’nin tarım gerçeği bu işte.. Bandırma Limanı’ndaki ithalat rakamları, Türk tarımının ne hale geldiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Tarım Bakanı ne diyor?..

“Bir süre pirinç yemeyin, fiyatı düşer...”

***

TÜRKİYE tarımsal ürünlerde kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biri olma özelliğine sahipken, bugün tarımda dışa bağımlı hale gelmesinin pek çok nedeni var.

Bunların en başında dışarıdan belirlenen tarım politikaları geliyor.. Türk çiftçisi artık istediği ürünü ekip biçemiyor, dilediği kadar yetiştirip piyasaya sunma lüksüne sahip değil.

Tarım Bakanı, “serbest piyasa ortamında böyle şeyler olur” diyor ama, tarımsal üretimde serbest piyasa koşullarının Türk tarımını, Türk çiftçi-sini ne hale getirdiğini söylemiyor.

Meksika’dan mercimek, ABD’den pirinç, Ukrayna’dan buğday, bilmem nereden mısır, bilmem nereden ayçiçeği...Nereyi tohumlarsanız orada filizlenecek toprak zenginliği ve emek gücüne sahip Türkiye ne hale geldi.. Türk halkı karnını doyurabilmek için dışarıdan getirilen ürünlere muhtaç durumda.

Her şeyde olduğu gibi tarımda da yabancıların dediği oluyor.. Küresel kriz, kuraklık vesaire mazeretlerle fiyatları tavana vurduran tekellerin dediği oluyor.

Ulusal tarımın kimvurduya gittiği bir ortamda, su kaynakları da yabancı tekellere pazarlanmaya çalışılıyor. Barajlar, göletler, akarsular ve tüm su kaynaklarının özelleştirme adı altında yerli ve yabancı şirketlerin, daha doğrusu tekellerin eline geçtiğini düşünün..

Bir de gariban çiftçinin tarlasını sulamak için şirketlere ödemek zorunda kalacağı hiper rakamları...

Böyle bir ortamda çeltik yetiştirin haydi!

Bu koşullarda, Bandırma Limanı’na daha çoook ithal tarım ürünü gelir, ABD, Ukrayna, İtalya, Kanada gemileri limana yanaşıp tonlarca ürünü indirir, deste deste dolarları cebine koyup geri gider.

Bandırma Limanı’nın mart ayı verileri, Türkiye’nin tarımsal gerçeğini gözler önüne seriyor.

Tarım Bakanı o rakamları çok iyi okusun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Meraba yazılarımda yazmıştım pirinç üzerinde oynana oyunu sizlerinde boykot etmesini memnuniyetle karşıladım çünkü ben bir çeltik üreticisiyim,piyasaya 500 ytl den sattığım çeltik piriç haline dönüştüğünde 1.25 ile 2.50 arasında satılmaktadır,oysa bunu fırsatçılar tarafından kazanç haline getirilmesi halka pahalı satılmasında üzüldüm gerçekten,birde bu karaborsa simsarlarına yardımda devlet parmağı olması beni derinden üzmüştür.çocuklarımız pirinç yesinler ama 3-5 ay kadar sabrederlerse pirinç piyasası taze pirincin piyasaya sürülmesi ile birlikte alt seviyedeki fiatlara düşecektir.saygılar

Ömer SÜMER 
 28.04.2008 18:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1018
Kayıt tarihi
: 02.04.08
 
 

Şehr-i Balıkesir'de mevkutesel işlerle iştigal ediyorum; yirmi küsur yıldır yazıp çiziyorum... Yaz, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster