​ Bazı beyinler taştan daha katı / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '15

 
Kategori
Deneme
 

Bazı beyinler taştan daha katı

Bazı beyinler taştan daha katı
 

Bazıları insan sıfatı taşısa da aslında onların iç dünyası taş yığınıdır.


Bir ülkenin fakir ve yoksul sayısı, zenginlerin sayısından kat be kat fazla ise, ülkenin sağlıklı beyinler yetiştirmesi, ileriye gitmesi, aydınlığa çıkması, düşünülemez.

Kaptan, gemisini denizin dalgalarından kurtarıp limana yaklaşırken sevinç gösterilerinde bulunuyor.

Lakin gemi tayfalarından bazılarının hala denizin azgın sularıyla boğuştuğunu görmüyor. Suç devede değil, devenin eğri boynunda.

İnsan içim çöle döner diye, içindeki canavarı öldürmek istemiyor. İnsanoğlunun bu güne kadar dişlerini hep kendi benzerlerine bilediğini ve kendi benzerlerini hırpaladığını görüyoruz.

İnsan insanca yaşamalı ki insanlığı tanısın ve insanlık nasiplerinden de faydalanabilsin. Aksine çürük vücudun çürük beyni olur.

Henüz bir gonca, bir fidan olan Özgecan, aydınlığa yürürken, karanlıkta yürüyenlerin kurbanı oldu. Yıllarca hafızalardan silinmeyecek, hatırlandıkça yürekler acılar duyacak.

Yazarlarımız, basınımız ve TV kanallarımız konuyu gündemin ilk sırasında tutmaya devam ediyor. Ama nereye kadar?

Milliyet. Com.tr. Yazarımız Pedagog Sayın Sevil Yavuz “ Kadın şiddetine son vermek için sapık değil, insan yetiştirin” başlıklı insan eğitimi ile ilgili görüş ve bilgileri içeren yazılarıyla annelere seslenmektedir. Neden babalara da seslenmediğini bilmiyorum.

Ne ilim nede bilim insanı değilim. Bildiğim Sayın yazarımızın yazıları gerçekleri su yüzüne çıkaran yararlı, faydalı bir yazı.

Bu yazının sadece milliyet.com.tr de ve milliyet blog da değil, bütün gazetelerde, bütün TV de yayınlanması gerekirdi.

Ama nerede o günler, onca şiddetli, dizilerimiz dururken, insanların aklına, düşüncelerine zararlı katkılar katan reklamlarımız dururken, bizim ülkemizde böyle yazıların, böyle bilgilerin yayınlanması düşünülür mü?  

Evet, karnı tok, üstü pek olanlara çok görevler düşüyor. Onlar çocuklarını sapık değil, erdemli yetiştirebilirler. Bunun için iyi bir geçim, sağlıklı besin, iyi bir iç eğitim,( aile eğitimi ) iyi bir dış öğretimle mümkündür.

Peki, karnı aç, yaşamını kuru ekmekle idame eden anneler, çocuklarını nasıl eğitsin, erdemli yetiştirebilsin, nasıl öğretim aldırsın ve nasıl aydınlığı tarif edebilsin. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözü bizim atalarımıza ait değil mi?

Yazarımız Sayın, Sevil Yavuz'un konu ile ilgili yazılarının link bilgileri aşağıda sunulmuştur.

http://blog.milliyet.com.tr/AramaBlogger/kadin-siddetine-son-vermek-icin-sapik-degil--insan-yetistirin-/Blog/?BlogNo=489887

Sayın yazarımızın yazı paragraf başlıkları şöyle.

Özgecan kadınların sesi oldu. Doğru.

Her başlangıcın bir sonu var. Kadınların sesine köklü çareler üretilmedikçe, tek yürek halindeki sesler kulaklara sesli küpe olmadıkça, sesler tek başına çare olmuyor.

Suçlulara caydırıcı cezalar verilmiyor. Doğru.

Bu siyasetle, bu yönetenlerle caydırıcı cezaları beklemek, hayalden öteye gitmez. Siyasetçilerin el attığı bütün kanunlar siyasi çıkar gözetilerek yapılır. Siyasetçilerin çıkardığı hiçbir kanun bir, iki yıldan daha fazla yürürlükte kalmamıştır.   

Kadın ve çocuğa şiddet konusu hukuki açıdan gözden geçirilmeli. Doğru.

Kadın haklarından, çocuk haklarından anlamayan beş on kişinin göz kararıyla değil, bu konuda eğitim sahibi yüzlerce kişinin katılımı ile konu gözden geçirilmeli.  

Toplumsal algı değiştirilmeli. Doğru.

Öncelikle ülkedeki yoksul ve yoksun insan sayısının bilinmesi gerekli. Toplumsal algıdan önce yüzde seksenlere varan yoksul insanların geçim şartları düzeltilmeli, iyileştirilmeli.

Erkek çocukları sapık değil erdemli yetiştirin. Doğrunun doğrusu.

Zaten örgünün ucu orada düğümlenmiştir. Beslediğiniz bir kediyi bile sadece sütle besleyip büyütemezsiniz. Sütün yanında et, etin yanında mama olması gerekir ki kedi sağlıklı büyüsün ve sağlıklı yavrular doğursun, büyütsün.

Erkek çocuklara da, kız çocuklara da eşit haklar sunun. Doğru.

Hak, hukuk ve insanlık öyle olmasını emrediyor. Ne yazık ki asırlardan beri devam eden görüş günümüzde daha da değer kazandı, hakkın zayi, adaletin yoğun bakıma alındığı bir dönemde bu mümkün mü? Kıyının öbür tarafında hala erkekler üstün tutuluyor.

Milliyet. Com.tr. Yazarımız Pedagog Sayın Sevil Yavuz’a teşekkür ediyorum. Sağlık ve mutluluk dileklerimi sunuyorum. Böyle eğitimli bilim insanlarımızın sayılarının artması dileğimiz olsun. 

 

Kymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                      

 
Toplam blog
: 608
: 2204
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..