​ Beklentiler ve gerçekler... / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '06

 
Kategori
Felsefe
 

Beklentiler ve gerçekler...

Beklentiler ve gerçekler...
 

"Hayatta" diyor "Beklentilerini ve gerçekleri birbirine karıştırdığın için öfkelisin." Ona öfkeli olmadığımı söylüyorum. Ama buna kendim de inanmıyorum. "Dışarıya yönlenmeyen sadece ve sadece kendi içine yönelttiğin bir öfke var sende" diyor "Bu kelimelerine yansıyor. Kendini didik didik etmen bundan." Ona haklı olmadığını söylüyorum oysa ne kadar da haklı olduğu gün gibi ortada...

Gidiyor. Kendi kendime kalıp düşüncelere dalıyorum."Çok mu fazla bir şey bekliyorum" diye soruyorum kendime. Kendim için, insanlar için ve dünya için beklediklerim çok mu fazla? Belki bir hayal...Çalıştığın ve hakkın olanı aldığın bir dünya, sevdiklerinin başına her an bir şey gelebilme ihtimalinin aklından geçmediği bir gün, insanların boşuna, birilerinin hırsları uğruna ölmediği bir hayat, adalete sonuna kadar güveneceğim bir ülke, bilginin bedenin çıplaklığından daha değerli olduğu biz çağ...Çok mu fazlasını istiyorum ve bunlar hayal mi?

Öfke...Evet öfkeliyim...Kendimi didiklediğim de doğru...Kendimi didiklersem, beynimdeki çöpü dışarı atabilirsem tüm dünyadaki çöpü atarım sanma budalalığına da sahibim... Asıl öfkem bundan belki de...Tüm hırçınlığım, tüm karanlığı kelimelerimin bundan..."Kapkara yazıyorsun" diyor bana..."Umudun nerede? Öfken burada peki ya umudun nerede?" Zamanın ve çağın tutsağı olduğumda, bırakmış olmalıyım onu bir yerlerde...Umut olmadan nefes alabilir mi insan? Umut olmadan geleceğin peşine düşebilir mi? Umut olmadan kızdığı öfke duyduğu herşeyin karşısında dimdik durabilir mi?

Yıkıcı olan aslında yapıcı olana çevrilebilir. Bunu biliyorum.İkisi de enerjidir çünkü, ikisi için de enerji gerekir.Ve yine biliyorum ki; öfkenin enerjisi çok ama çok güçlüdür. Eğer o öfkeyi dönüştürebilirsem, hem kendim için hem de çevrem için bir şeyler yapabilirim. Taşan bir nehrin yatağını olması gereken yere çevirmek gibi... O nehir taşarsa zarar verir oysa yatağında akarsa içinde balıklar yüzer hayat verir. Bu öfke ne beni, ne de etrafımı yıkmamalı...

Ve O, bu yüzden haklı...Beklentiler ve gerçekler birbirine karıştırılmamalı...Beklentiler umut olmalı ve gerçekler ise kabul edilip ona göre duruşun belirlenmeli...Karşı olduklarına, dürüstçe karşı bir duruş...Ama umutlu...Yıkmadan yapan bir duruş...Şimdi kendine yeni bir yol belirleme vakti... Taşmadan yıkmadan...Usul usul kendi yatağında akma vakti... Çağıldayan nehirlerde balıklara hayat verme vakti...

Hala umudum var ve enerjim de...

RESİM: Janine Faure-Terrieu

 
Toplam blog
: 408
: 1090
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..