- Kategori
- İlişkiler
Ben böyleyim

Binlerce serüvenden yalnızca birini seçmişti yüreğim. Anlamsız ve karmakarışık olan her şeyden nefret ediyor olmama rağmen inatmışcasına hep en zoruna ve hep en karmaşığına itiyordum yüreğimi. Nedenini bilemiyordum fakat, bu yaşama biçimini seviyordum sanırım. İnsanların beni hiçbir zaman anlamıyor olmasından dolayı gereksiz bir hoşnutluk vardı içimde. Anlamıyorlardı ve ben ne söylersem söyleyeyim onlar için söyleyebilecek sadece birkaç cümle vardı. Beni kör olmakla bile suçlayabilecek cesarete sahipti her biri... Öyle ya, nasılda görmezdim onların gördüklerini? Nasıl hala daha inat edebilir nasıl hala daha bu kadar inançlı olabilirdim? Peri masallarının çocukluğuma dair güzel anılar olduğunun farkındaydım ve dünyayı öyle pespembe falan gördüğümde yoktu. Ben o çocukluğunu hırçınca yaşamış olan gözlerinin üzerine kahkulleri düşen minik kız, hiç de sevmezdim ya zaten o rengi... Ama umut doluydum. Hep öyle kalacağımdanda eminim. Nokta konulmuş hiçbir şeyin bittiğine inanmıyorum ben. Kolay değil bitmek ve bitirmek. Aile, arkadaşlık ya da aşk, ne için nokta koymuş olursak olayım biliyorumki bir gün bir yerlerde devam edecektir bu. Hiç kimse mutsuz olmayı haketmezki... Ve ben böyle mutluluğun propagandasını yaptıkça, insanlar daha da hırçınlaşıyor. Onlara göre mutluluk küçük bir andan ibaret. Bana göreyse mutluluk yağmurun hala yağabiliyor olması. Aşk onlara göre o an yaşanan şey. Bana göreyse yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olanların tümü. Onlar gibi yapamıyorum. İnat denen o duyguyu hayatıma öyle bir yerleştiriyorumki sevgisizlikten değil inadımdan korkuyorum bazı bazı... Oysa herkes beni mutsuz sanıyor. Yazdıklarımdan ve yazacaklarımdan dolayı... Oysa herkesten daha da mutluyum ben. Hayallerim, geçmişim, geleceğim ve bunları sentezleyebilecek duygularım vardı. Onların imkansız dediği her şeye bir anda olsa sahip olmuş olmanın verdiği özgüvenim vardı. Aşk bana göre bitmiyordu. Sadece zaman ve mekan değiştiriyor ama sonsuza kadar devam ediyordu. Aynı adım gibi taşıyordum aşkı. Ve sadece sıfatım değişiyordu. Ben böyle mutluydum ama insanların bana dair şüpheleri vardı. Çok mu ayıptı mutluluğu gizlemek? Çok mu ayıptı aşkı gizlemek? Çok mu ayıptı gözlerimden yaşlar süzüldüğünde gizlememek?
Oysa Benim kimsenin erişemeyeceği binlerce kahkaham vardı...