- Kategori
- Şiir
Ben hiç kimse

BİR İSTANBUL ŞİİRİ
Sen İstanbul oluyorsun bu hikâyede
Bense şu Salacak merdivenlerinde
Giden sevgililerin şerefine
Çay içerek kafayı bulan adamım
Sen İstanbul oluyorsun
Ben şu Galata Köprüsü'nde
Akşama kadar tek bir balık bile
Tutamayan o yaşlı adamım
Küflenmiş anılara takılıp duran oltamı
Her seferinde tekrar atıyorum denize
Ben bilmem öyle puronun falan tadını
Ben sigarasıyla birlikte yanan adamım
Çakmağım yok, kibritim yok
Paket de taşımıyorum cebimde
Ben üçüncü sınıf tütünden sigarasını
Yüreğindeki közle tutuşturan adamım
Ben senin arkadaşın değilim
Sevdiğin ya da sevgilin hiç değilim
Ben öyle tanıdık biri de değilim
Ben şu o kim diye sorulunca
“Hiç kimse” denilen adamım
Seninle aynı yıllarda yaşamak dışında
Yok, pek fazla ortak yanımız, yalnızca
Aynı vapura bindik geçen gece
Ve sen öyle ciğerden hapşırınca
“Çok yaşa” demişliğim var sadece
Sen bu hikâyede İstanbul oluyorsun
Sokak sokak kitaplarla süslenmişsin
Benimse büyük kütüphanelerim yok
Öyle çok ilmim, irfanım da yok
Ben şu takvim yapraklarını
Satır satır okuyan adamım
Çıkmayan piyango biletlerinden
Tuhaf koleksiyonlar yaparım
Sen on beş milyonda birsin
Ben on beş milyondan biriyim
Sen bu hikayede İstanbul oluyorsun
Sevgililerin var koştuğun
Dostların var konuştuğun
Ben şu elinde kâğıt kalem
Kelimelerle birdirbir oynayan adamım
Sen anlı şanlı İstanbul oluyorsun
Büyük caddelerin, havalı köprülerin var
Bense Balat’ta küçücük bir sokağım
Renkli dizilerde yaşlanır kaldırımlarım
Ben o sokakta öyle boş boş
Tam beş sene oturan adamım
Mülk Allah’ın, bense bir bekçi,
İnsan aslında nedir, farkındayım
Ben Eyüp Sultan Türbesi'nde
Buğulu gözlerle dua eden
Sonra da gidip Pierre Loti tepesinde
Şair mezarlarına mısralar yazan adamım
Tanıdık biri değilim
Eşitin değilim, akranın değilim
Sen görmesen de hep varım
Ben şu göz ucuyla bakılıp geçilen adamım
Sen güzelim, sen gülme, çünkü
Sen gülünce İstanbul oluyorsun
Ve sen ey İstanbul, sen tutma elimden,
Çünkü sevince daha çok terk ediyorsun
NUH ÜSTÜN
6 KASIM 2016/ÜSKÜDAR