Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

perihan reyhan ALKAN

http://blog.milliyet.com.tr/pra

28 Aralık '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
78
 

Ben ki bir kadın olarak...

Ben ki bir kadın olarak...
 

Diyelim ki dinledim sözünü, üç çocuk yaptım peş peşe, doğum kontrolüne de karşı olduğundan, farkındasız hamile kalıp kürtaj da yasak olduğundan, birkaç tane daha doğurdum mecburen ve 5-6 çocuk sahibi oldum…

O hamileliklerim süresinde de, ayıp olur, karnımı görenler, ne yaptığımı anlar diye utancımdan kapıdan dışarı da çıkmadım hiç…

Kiradayım da üstelik, 7-8 nüfuslu bir ailenin elektrik, su harcamalarını da hesaba kat…

Bu çocuklar büyürken, bez ihtiyaçları var, süt, mama, giysi ihtiyaçları var, oyuncak da isteyecekler zamanla ve de gıda ihtiyaçları değişerek artacak, sağlıklı beslenmeleri de gerekir ki sağlıklı büyüyebilsinler…

Sonrasında okula başlayacaklar, eğitimleri süresince de, artarak değişecek ihtiyaçları!..

Benim durumumdakilerin çocuklarına öncelik tanınması gerekirken, bakanların, milletvekillerinin çocukları ve yakınlarından sıra gelip de, burs da alamayacak çocuklarım!..

Daha bu çocukların nişanları düğünleri de olacak ileride ama bunu hesaba katamıyorum bile!.

Eskiden gariban yiyeceğiyken, bugün bırak içine az biraz et de koyabilmeyi, sade kuru fasulye bile lüks oldu bizim için, bunun yağını, salçasını, soğanını, pişerken sarf edilen gazı da düşün!..

Ya ekmek, hele de onsuz hiç olmaz ama tanesi bir lira ve 7-8 nüfuslu bir aile günde kaç ekmek yer, verdiğin asgari ücretin ne kadarı gider ekmeğe bir düşün, üstelik ekmek bizim ana gıdamız, onunla doyurmaya çalışıyoruz karnımızı!..

 

Bir kadın, eş ve anne olarak, her gün en az maliyetle, hangi yemeği pişirsem diye düşünmekten beynim acıyor!.. Beslenmeyi, hele de sağlıklı beslenmeyi unuttuk artık, amaç sadece karın doyurmak!.. En ucuz ki dolayısıyla da, en sağlıksızını tercih etmekteyim gıdaların, sofrada bir iki dilim az ekmek, birkaç kaşık az yemek yiyerek, kendimden tasarruf etme gayretindeyim sürekli…

Anlatıyorum ama sen anlayamazsın bu duyguyu ve acısını… Senin yediğin önünde, yemediğin ardında… İçtiğin suyun bardağının fiyatı bile, 12 yılda bir türlü becerip de yükseltemediğin, bize reva gördüğün asgari ücretten çok daha pahalıymış!..

 

*******        

 

Çocuklarım sürekli arkadaşlarında, vitrinlerde, reklamlarda gördüklerine özenerek istedikçe ve de ben hiçbirini alamadıkça, kahroluyorsam…

Hiç değilse çocuklarıma en kalitesiz, en ucuzundan da olsa, alabilmek için eşimle birlikte, yıllardır pençe üstüne pençe yaptırdığımız ayakkabılarla geziyorsak su ala ala, üzerimizdeki giysileri, hele de paltoları ne zaman almış olduğumuzu bile hatırlamıyorsak veya kimin verdiğini…

Benim en temel ihtiyacımı, yani beslenmemi bile sağlayamıyorsan, ben kiramı, elektrik ve suyumu ödeyemiyor, yarı aç yarı tok, yarım yaka, yarım pabuç çocuklarımla birlikte sürünüyorsam ve de çocuklarımın ömrü hep birilerine, bir şeylere özenerek geçiyorsa…

Gün boyu, çocuklar okulda, eşim işteyken tasarruf adına soba yakmayıp ancak akşama doğru onlar geleceğinde yakıyorsam ve de hepimiz bir odaya tıkılıyorsak kış boyu. Çocuklar o odada ders çalışmaya çalışıyorsa, varsa bile başka odamız, buz gibi soğuğu, aşırı rutubetten daha da artıyor diye hep birlikte yatıyorsak!..

Ciddi bir sağlık sorunu olan çocuğumu, ilaçların kimini vermiyor, kiminden de çok fazla katkı payı alıyor oluşun nedeniyle tedavi ettiremiyorsam, gerekli ameliyatını, yine katkı payları ve her malzemeyi karşılamadığından yaptıramıyorsam, çocuğum adım adım ölüme yaklaşıyorsa!..

Çaresizliğin ve imkansızlığın kahroluşuyla, eşimle ben kendi sağlık sorunlarımızı bile unutmuşsak!..

Üstelik senin Bakanın, 800 TL çok para diyebilecek kadar izansız ve vicdansızsa!..

Sizler, kendinize gelince hiç düşünmeksizin hangi partiden olursanız olun birleşip binlerce lira zammı kendinize reva görürken, bize bir iki lira zammı bile elleriniz titreyerek, günlerce düşünerek yapıyorsanız!..

 

*******

Bir kez bile üzerinden geçemeyeceğim yol yapmışsın, hem de dublesinden, köprüler yapıyormuşsun, alt geçitler, tüp geçitler, üst geçitler, ancak havada, uzaktan minicik görebildiğim uçakların kalkıp ineceği devasa hava limanları, camiler yapıyormuşsun!..

Saray yapmışsın, en görkemlisi, en büyüğünden ki ülkenin saygınlığı artacakmış, itibarı artacakmış!..

 

Nideyim?!!

Bana ne?!!  

 

 p.r.alkan

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir yazı, önemli bir konu. Evet şükür ki dünyadaki pek çok ülkeye göre belli bir yerdeyiz. Ancak hala yoksulumuz çok. İnançları nedeniyle şükrediyor olsalar da çoğu kimse sıkıntılarla yaşıyor. Bu insanlara üç çocuk sahibi olun demek kolay ama yazarımızın ifade ettiği gibi bir de madalyonun çocuk sahibi olacaklara bakan yanı var. Onlar için kolay değil. Büyüklerimiz de kimi önerileri yaparken bu durumu dikkate alırlarsa en azından bu yurttaşların acıları depreşmemiş olur. Öte yandan aynı toplumun bireyleri olarak birbirimizden haberdar olmamız da gerekiyor. Büyük bir çoğunluk geçim derdindeyken, kimin kimden haberi var? Durum iyiye gidiyormuş. Milli gelir artıyor. Umarım bu artışın dar gelirlilere yansıması çok zaman almaz.

Şahbettin Uluat 
 29.12.2014 15:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 290
Toplam yorum
: 291
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 549
Kayıt tarihi
: 11.03.08
 
 

İlk ve orta öğrenimimi Gölcük/ Kocaeli, lise ve üniversite öğrenimimi Ankarada gördüm. İlk okuldan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster