Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
225
 

Bende bir kimya sorusu soruyorum

Bende bir kimya sorusu soruyorum
 

Osmanlı döneminde, geleceği görmekle ünlenmiş bir falcının, sizlere; o günlerde gördüğü gerçeklerden bahsedeceğim.

Falcımız, bir gün derin düşüncelere dalıp, ülkenin geleceğine bakarken, ülkesi için çok önemli konuları, birbiri ardına görür.

Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp, yerine bir avuç insanın oluşturduğu bir organizasyon ile verilen kurtuluş savaşından galibiyetle çıkılır. Ve yepyeni bir ülke, yepyeni bir yönetim şekli ile Türkiye Cumhuriyeti kurulur. Kuranlar hep asker kökenlidir.

Kurtuluşun ve kuruluşun önderi Cumhurbaşkanı, ikinci adamı Başbakan, önemli birçok komutan çeşitli bakanlıkları yürütmektedir.

Ülke baştanbaşa harabeye dönmüş, zamanında alınan borçlar, sarayın sefası için harcandığından, ülke gelişmemiştir.

Askerler kurdukları Cumhuriyeti yüceltmek, halkın refahını arttırmak için bir seferberlik ilan ederler. Birbiri ardına devrimler yaparlar. Bir taraftan devrimler yaparak, ülkeyi kalkındırıp, kültürel olarak geliştirirken, bir yandan da kurtuluş mücadelesi veren ülkelere örnek olurlar. Demokrasi, özgürlük gibi kavramlar ülke insanı için artık yabancı değildir.

Ülke hızla kalkınıp, Muasır Medeniyet seviyesine ulaşmaya çalışırken, önüne birçok engellerde çıkmaktadır.

Ancak ülkenin dinamikleri o kadar gülcüdür ki! Böylesi ufak tefek engeller, ülke geleceği hakkında fazla endişe kaynağı olmaz.

Falcımızı en fazla endişelendiren olayı sizinle paylaşmak istedim.

İşte o, olay!

Yıl 2009…

Yer Türkiye Cumhuriyeti…

İl Diyarbakır…

Şehir bir yandan terör olayları ile boğuşurken, diğer yandan işsizlikten kırılıp geçmektedir. Terör nedeniyle kırsaldan göçüp gelenlerle, şehir nüfusu 2 milyonu çoktan geçmiştir.

İşte böylesi bir zaman ve mekânda, eğitime(!) büyük önem verilerek, ülkenin ve Diyarbakır’ın geleceğinin eğitimde olduğu söylenmektedir.

O da ne?

Diyarbakır’ın gözde okullarından birisi olan Ziya Gökalp Lisesi’nde mescit bulunduğu fotoğraflarla tespit edilmektedir. Oysa bu eğitim yuvasında mescidin ne işi var? Namaz kılmak isteyen gitsin camide namazını kılsın...

Daha bu olayın üzerinden fazla bir zaman geçmeden, bir başka eğitim yuvası olan, Rekabet Kurumu Anadolu Lisesi’nde öğretmenlerin sınavlarda dini içerikli sorular sorduğunu görür. Okulun kimya öğretmenlerinden birisi, bilim ve tekniğin o kadar geliştiği bir dönemde, gelişmiş toplumların bilim adamları, Nano teknolojisi ile uğraşırken, okulun 10’uncu sınıflarını yaptığı sınavda sorduğu soru ile ülkenin gelişmişlik(!) durumunu gözler önüne serer.

Hoca(!)nın sorduğu soru şudur:

“X şahsı hayatı boyunca 3.10 üzeri 22 tane iyilik ve 4.10 üzeri -2 mol kötülük yapıyor.

Hesap günü mizanda iyilik ve kötülükleri tartılıyor.

İyilikleri ağır gelirse cennete, kötülükleri ağır gelirse cehenneme, tam nötrleşme olursa Araf’a (hayvanların ve delilerin barınacağı yere) gidecek.

Bu şahsın hesabı görülünce durumu ne olacak. İşlem yaparak sonucu bulunuz (N: 6.10 üzeri 23).”

Falcımız birden irkilir! Ne oluyor, bizim torunlarımız bu zihniyetin eline mi kalacak? Diye hayıflanmaya başlar.

Gelecekle ilgili gördüğü bu gerçeği, çevresindekiler ile paylaşır.

Çevresinde Osmanlı’nın yıkılacağına kimse inanmaz…

Osmanlı sizce yıkıldı mı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3076
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster