​ Beşiktaş'ta yeni dönem ve acil eylem planı... / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '10

 
Kategori
Spor
 

Beşiktaş'ta yeni dönem ve acil eylem planı...

Beşiktaş'ta yeni dönem ve acil eylem planı...
 

Beşiktaş yeni döneme önünde çözmesi gereken birçok sorunla giriyor. Sn. Yıldırım Demirören’in ve yönetim kurulunun kafasında ve önündeki programlarında kuşkusuz bir yol haritası vardır. Ancak ileride konuşacaklarımıza bir altlık oluşturması bakımından konu üzerine biraz kafa yoralım isterseniz.

1. Başkanla (yönetimle) – taraftar diyalogunun düzeltilmesi

Bilindiği gibi bu sezon başından itibaren futbol takımının üst üste aldığı başarısız sonuçlar taraftarın yönetime kesin bir biçimde tavır almasıyla sonuçlanmıştı. Hatta genel kurulun öne alınıp, kulübün yönetiminin bir başka ekibe devredilmesi de konuşulur olmuş. Ancak Sn. Demirören taraftara rağmen genel kurul üyelerinin ezici desteğini yanına alarak bir dönem daha başkan seçildi.

Taraftar kendisini kulübün sahibi görse de temelde o taraftar olmasa profesyonel kulübün anlamı kalmayacaksa da bir genel kurul denilen mekanizma vardır ve bu demokratik yollarla seçim yapar.

Beşiktaş taraftarı ki Çarşı olarak birçok toplumsal olaya gösterdiği demokratik tavır alışı ile bunu anlamaya en yakın grup olarak ortadaki bu fiili durumu görüp, kabullenebilmeli, başkanıyla barışmalıdır. Kuşkusuz burada her iki tarafın da üzerine düşen sorumlulukları vardır.

Yeni yönetimin ilk maçında Gençlerbirliğine karşı alınan 4-1'lik skor ister istemez bir yumuşama sağlayacaktır.

2. Futbol takımına bir sistem kazandırılması

Beşiktaş 1980’li yılların sonundan itibaren bir önceki dönemde yaptığı altyapı yatırımlarının meyvelerini toplamış bu da onu 1990’lı yılların ortalarına kadar idare etmişti. Ancak futbol takımı özkaynaklarını tüketince dışa bağımlı hale gelmişti. Bu aslında 1984 yılında Süleyman Seba’nın başkan seçilip 2000 yılında taraftarın yine organize bir hareketi “Ahmet Dursun Seba gitsin!” kampanyası ile tanımlayacağımız bir dönemdi. Beşiktaş bu dönemi üçü üst üste olmak üzere 5 lig şampiyonluğu ve 4 federasyon kupası ile geçmişti.

Beşiktaş’ın son 15 yıllık dönemine baktığımızda ise ancak yedi sekiz senede bir şampiyonluğa ulaşabilen bir periyot görüyoruz.

Burada dikkat çekici olan şey ise istikrarsızlıktır. Özellikle artık uzun diyebileceğimiz başkanlık dönemi boyunca Sn. Demirören’in bir türlü temel bir felsefeye bağlı kalamadığını yaşadık, gördük. Ayrıca bu dördüncü maddede inceleyeceğimiz maddi sorunların da nedeni oldu. Oysa aynı süreç boyunca özellikle Fenerbahçe’nin sisteme yönelik çok önemli yatırımları oldu. (Bkz. Fenerbahçe'ye sistem getiren adam; Daum...)

Beşiktaş aynı çizgiyi devam ettirirse hem kulüp için istikrarsızlık sürecek, günlük başarılarla taraftarın gönlü hoş edilmeye çalışılacak ancak bir süre sonra taraftarın yönetime çok sert tepkileri olacaktır.

3. Stadyum sorunun çözülmesi

Galatasaray başkanları arasında ismi “başarısıza” çıkmış Sn. Canaydın’ın kulübe yaptığı en büyük hizmet stadyum konusunu çözmüş olmasıdır. Öyle ya da böyle en geç 2011 yılında stadyum kullanılır hale geldiğinde Galatasaray öncelikle vizyon olarak sonra da ekonomik olarak rahatlamış olacaktır. Fenerbahçe’nin yenilediği stadyumun kulübe katkısı ortadayken kuşkusuz başla söz gerek yoktur.

Ancak çok iyi biliniyor ki bu kısa vadede çözüme kavuşturulması zor bir projedir; üstelik mali tarafı da vardır. Beşiktaş’ın stadyumu en düşük maliyetle yaptırabilmesi de çok önemli yöneticilik becerisidir.

4. Kulübün mali açıdan disipline edilmesi

Bu belki de Türkiye’nin genel sorunudur. Ancak Beşiktaş’ta rasyonel olmayan bir borç alacak ilişkisi var. Başkanın kendi cebinden koydu ancak her genel kurul döneminde seçilmezsem ertesi gün icra memurlarını kapıya dikerim dediği bir borçtan söz ediyoruz. Bunun bir süre sonra Beşiktaş’ı bir ailenin kontrolüne geçireceği gibi bir sonuca yol açmayacağının garantisi var mıdır? Kuşkusuz bu genel kurul üyelerinin sorunudur ve Beşiktaş’ın iç işleyişini ilgilendirir.

Bugün borçsuz bir kulüp yaratacağını iddia etmek hayalden öte bir şey değildir. Zaten konu borçsuzluk değil, yönetilebilir bir finans yapısı kurmaktır. Bunun bir numaralı yolu da bir önceki maddede söz ettiğimiz stadyum ve çevresiyle gelecek kaynak hareketidir.

Üç büyük kulüp içinde bu anlamda en sorunlusunun Beşiktaş olduğunu tespit etmek zor değil. Kupada ve Avrupa’da mücadele etmiyorken ve tek hedef, topu topu oynayacağı 14 karşılaşma kalmışken Beşiktaş’ın aslında çok daha kolay organize olabileceğini söyleyebiliriz.

Gençlerbirliği karşısında alınan farklı skor yeni dönemin habercisi olabilir mi?

Uzay Gökerman

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..