- Kategori
- Felsefe
Beyin İstilası..
Kapsama alanı içine girmek üzereyken '94 ekonomik kriz yaşandı ve o zamanki düşüncelerimle serbest piyasa ekonomisinin insan üzerindeki psikolojik etkilerini algılamaya başlamış, ardından yaşanmış olan 2001 ekonomik kriz ile birlikte, inişi-çıkışı olan ve faiz ve bankalarla ilgili yaşananları gördükçe bu piyasa ekonomisinin kendi adıma düşünsel olarak olumsuz şekilde değiştirebileceğini hissederek kapital ve sermaye hakkındaki düşüncelerimi netleştirerek aşırı hırsımı törpülemek için ilk iş olarak PARA sözcüğünü kullanmama kararı almıştım.
Para sözcüğü yerine 'meta, kapital, ödenek' gibi kelimeleri kullanmaya başladım. Hatta yazışmalarımda bile rakamlar yerine rakamları harflerle yazmaya başlamış ve bugün bile aynı devamlılığımı sürdürmekteyim.
Kapitalizm sisteminin insan beynini esir almaya güce sahip ise, bizlerin de esir olmama gücüne sahipiz. Ben öyle yaptım ve 2001 krizinden sonra çok sevdiğim tekstil işimi hobi olarak devam etmeye başladım.
Yirmi yıldır bu konuda kafam çok rahat.
Ülkemiz oniki eylül askeri darbe sonrasında uygulamaya geçilen serbest piyasa ekonomi koşulları nedeniyle daha çok kazanma arzusu her hükümet döneminde aşama aşama insanların beyinlerini adeta esir almış ve bireyci-bencil toplum haline getirmiştir.
Bu kafa ve bu düşüncelerle toplumun fabrika ayarlarına geri dönmesi oldukça güç görünüyor. Hatta olasılık bile yok gibi ne yazık ki.
Gerçekten de toplumun beynini esir almış durumda.
Üzülerek söylüyorum, bir kuşak heba oldu kapital ve ihtiyaçtan fazlasını kazanmak kazanmak uğruna.
Ülke elbetteki devamlılığını sürdürecektir. Söz konusu bahsetmiş olduğum kuşaktan her hangi bir ümit ışığı olmadığına göre ben 'Z' kuşağının çok şeylerin değiştireceğine tüm kalbimle inanmaktayım.
Yeni kuşak bizim kuşak gibi kapitalizm insan beyinlerini esir alamayacaktır. Çok daha sistemli çok daha dengeli bir kapitalizm sürecini devam ettireceklerdir.