- Kategori
- Kültür - Sanat
Bilgin Adalı Hep Yaşayacak

2006 Kuşadası Öykü ve Şiir Günleri ...emel d
"Bugüne kadar, Türkiye’nin hemen her yerine, dünyamızın pek çok ülkesine gittim. Ama bu yolculuklarımda, kitaplarımı yazarken yaşadığım serüven tadını yaşayamadım hiçbir zaman. Belleğimde birer anı olarak kaldı gezip gördüğüm yerler. Oysa kitaplarım yaşıyor. Üstelik onları okurlarımla da paylaşıyorum. Bu belki de yazar olmanın en büyük mutluluğu…" Bilgin Adalı Wordpress'deki sayfasında böyle yazmıştı bir kaç yıl önce...
Üstteki satırların yazarı, yazım dünyamızın gerçek yıldızlarından, Bilgin Adalı 'yı da sonsuzluğa uğurlayacağız.
" İnanamıyorum." diye yazmıştım okuduğum nota. "İnanamıyorum. O edebiyatımızın zarif şövalyelerinden biriydi. Çok üzgünüm." Ben mi üzüntüden düğmeye basmadım yoksa yayımlayan şair arkadaş uygun mu bulmadı yorumu, bilemiyorum. Sayfaya dönüp baktığımda yorumum uçmuştu anlayacağınız. Uçsun, yorum uçsun, göğe uçanların yanında sözcükler nedir ki...
Evet, kitaplarını keyifle okuduğum Bilgin Adalı'yı ilk kez 2006 Kuşadası Şiir ve Öykü günlerinde tanımıştım. İşte orada o gece sahilde verilen o güzel eğlencede, sadece kitapları yazarken verdiği mücadelesinde değil, sosyal yaşamda da nasıl zarif bir şövalye olduğunu görmüştüm. Aydınlık dünyamızın kraliçesi değerli insanı, Muazzez İlmiye Çığ 'ı dansa davet etmişti olanca zarafetiyle. Nasıl alkışlamıştık. O an da çok anlamlı bir anıdır benim için. O etkinlik baştan sona her anıyla önemliydi yaşamımda. Çok iyi bir fotoğraf çekemedim diye üzülmüştüm. Paylaşayım o güzel an benim bilgisayarımda da donup kalmasıın.
Vicdanlı, insan sevgisiyle dolu ve aydınlık duyarlı bir yürekti, çalışkanlığını yanı sıra. Dayanamadığı yerde ilk tepkileri koyan da o olurdu. İçimden geçirdiklerimi mail sayfalarında görünce içim hüzünle burulurdu.
Didem Madak'ın vafatından sonra sanırım, hep için için sorguladığım konuda da açıkça belirtmişti fikrini. Hani şairlerimizin hep ölmesini mi bekleriz yazı yazmak için demişti ya da buna benzer sözcükler.
Bir taşınma süreci öncesi selamlaşmıştık. Güneye taşınacağını söylemişti. Onun gerginliğini ve sıkıntısını yaşıyordu.
Söylemiş miydim, kuşkusuz söylemiştim, kendisine, çocuklar için sadeleştirdiği destanları nasıl keyifle okuduğumu, ya kitaplarını yazdığı çocuk ve gençlik kitaplarını...
Değerli bir yazın ustası , sanatçı, Bilgin Adalı kitaplarıyla yaşayacak bundan sonra da,: Senaryoları ve filmleri de var...
Sevenlerine ve yakınlarına sabır diliyorum. Huzurla yat sevgili Bilgin Adalı.
"Bugüne kadar, Türkiye’nin hemen her yerine, dünyamızın pek çok ülkesine gittim. Ama bu yolculuklarımda, kitaplarımı yazarken yaşadığım serüven tadını yaşayamadım hiçbir zaman. Belleğimde birer anı olarak kaldı gezip gördüğüm yerler. Oysa kitaplarım yaşıyor. Üstelik onları okurlarımla da paylaşıyorum. Bu belki de yazar olmanın en büyük mutluluğu…" Bilgin Adalı.
Değerli şair, sanatçı , yılların prodüktörü Oğuz Tümbaş 'ın Bilgin Adalı yazısını da okumalısınız.
http://blog.milliyet.com.tr/cocuklara-30-kitabini-sunan-bilgin-adali--benim-dilim-dillerin-en-guzeli----diyor/Blog/?BlogNo=225950
emel dinseven 2012 EYLÜL 30