- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Bir adam. Düşünceli, yorgun, doğa dostu…

Eskiden geniş bahçeler içinde tek, içten merdivenli iki, bir de üçüncü kata yer veren konaklarımız vardı.Benim hayallerim rahmetli Haşim Tarı’nın Aşıklar Caddesinde yer alan evine kadar uzanıyor. Demir kapısından, evin ilk basamaklarına uzanan yolun iki yanındaki rengarenk gülleri, bahçenin diğer bölümlerindeki limon, portakal, erik, iğde ve nar ağaçları ile sakız renkli bu muhteşem konağa imrenerek bakardım.
Şimdilerde o konağın yerinde tabi yeller esiyor. Yerine, bir karış bahçesi olmayan.koca bir apartman dikildi. Şehirleşme adına bu tür yaşam alanlarının olmadığı, olanların da “kuş yuvası kadar” bahçeleri (yeşil alanları) otoparklara teslim oldu.
İsmail Haboğlu.
Yaşam tarzıyla, bilgi ve tecrübeleriyle “doğa dostu” bir ağabeyimiz.Banka müdürlüğü yaptığı yıllarda tanışmıştım.”Buza Yazılan Yazılar” kitabının ön sözünde yer alan, ” Dostların!.. Dostların dozerleriyle bağrımı deliyor, Kat kat binalar yükseliyor böğrümde; artık taşıyamıyorum… Yeşilime tek bir yeşil katılmadan; katlediliyor yeşilim, portakalım, muzum… Tonlarca çamur akıyor denizime, talan ediliyor denizim, kumum. Nefes alamıyorum be gülüm, boğuluyorum!..” sözleri kendini tarif etmeye yetiyor.
İsmail Ağabey, Alanya Belediye’sinin açmış olduğu, “Balkon Çiçeklendirme ve Apartman Çevre Düzenlemesi” yarışmasında, balkon çiçeklendirme katagorisinde 2. oldu.
Merakımı çekti, söylediği-yazdığı gibi mi? diye evinin bulunduğu sokağa gittim.Etrafıma bakınırken, “Olsa olsa aha budur” tespiti ile apartmanın etrafında bir tur attım.Apartman altındaki tuhafiyeciye, “ İsmail Bey’in evi üst kat mı? “ diye sordum.”Evet” yanıtıyla.İsmail Abi’yi aradım.Aşağıya indi.Bahçeyi gezdik.”Sen burayı baharda göreceksin” dedi. “Yok, bu bahçenin kışını görünce, yazı nasıl olur bu bahçenin hayal edebiliyorum “ dedim.Uzun uzun balkona baktık. Ne ararsanız var. Apartmanın yanından süren asma çiçeği, ödülün yarısını kapmış(!) Çatı, ha’keza çiçeklerle dolu.
Çay molası verip apartmanı seyrederken, balkonu, çatısı ve bahçesi için yaptıklarını büyük bir keyifle anlatıyor. Diyor ki; "Benim için bu yarışmada ödül almanın hiçbir anlamı yok. Ben inandığım bir misyon uğruna bu tür yarışmaların içinde oluyorum. Keşke benim balkonumdan çok daha güzel balkonlar olsa da ben, dereceye dahi giremesem. Üzülüyorum, çünkü bu etkinlik içinde beklediğim katılımı göremiyorum. Hep söylüyorum, köşe yazılarım da yazıyorum. Alanya’da maalesef 'balkon kültürü' yok. Alanya’da yaşayan halkımız, en acısı da Alanya’da faaliyet gösteren mimarlarımız, binalarda balkonları gereksiz alanlar olarak görüyor. Alanya’da balkonlar, ruhsat sonrası kapatılıp, kapalı alan haline getirilmek için yapılıyor. Bunları önlemek, bunlara karşı çıkmak lazım.
Gönlüm, Alanya’da, Yunanistan’da, İtalya’da, Sicilya’da, Fransa’da, İspanya’da olduğu gibi rengarenk çiçeklerle bezenmiş balkonlar görmek istiyor. Ama maalesef henüz o kültür düzeyine erişemedik"
Adam gibi bir adam. Düşünceli, yorgun, doğa dostu...