Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '12

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
283
 

Bir gerilim klasiği: Deneme kabinleri

Birbiri ardına açılan AVM ler günden güne daha fazla hayatımızda önem kazanıyor.  Şüphesiz önemli miktarda alt ve üst yapı yatırımları bunlar.  Fakat özellike giyim mağazalarındaki deneme kabinleri tasarlanırken maalesef azami fayda - asgari külfet demek olan ergonomi koşulları gözetilmiyor.  Büyük-küçük hemen bütün markaların göz ardı ettiğini gözlemliyorum bu konuyu.  Belki de müşterinin en az zaman geçirdiği kısım olarak değerlendiriliyordur ama seçilen ürünleri denemek için kullanılan bu alanların aslında mümkün olan en konforlu kısım olmaları gerekir.  

Bir müşteri bir müşteridir; satış hacmini artırmak, yüksek tutmak isteyen her ticari işletme öncelikle bu amaçlarına yönelik olarak her sezon büyük pazarlama ve reklam faaliyeleriyle hatta artık teknolojinin de işin içine katıldığı üzere SMS lerle müşterilerine şahsen ulaşıp çağrıda bulunuyor. Tüm bu çabaları mutlaka ki mağazalarına, markalarına müşteri çekmek için ve mağaza sahiplerine önemli bütçe unsuru olmakta; yüksek maliyet taşımaktadır. 

Oysa mağazanıza girmiş biri zaten potansiyel müşteridir ve ürününüzü askıdan alıp denemek üzere kabine yönelmişse onu kazanmak üzeresinizdir.  Naçizane gözlemlerim ve deneyimlerime göre bu son karar aşamasında müşteriyi kaçırmak, önceki tüm emeklerinizi heba etmek için ise (parantez içlerinde de hangi mantıkla olabileceğini belirttiğim) şunlar gereklidir:  

-  az miktarda deneme kabini (ne de olsa markanız internet veya katalogdan da satış yapıyor, müşteri önündeki deneme sırasını görüp kaçsa ne olur?).

-  küçük, havasız, içinde ayna olmayan, sadece 2-3 tane askı olan kabinler (çok askı olursa ağır çantalarını asıp bunları kırarlar, ayrıca aynaya ne gerek var dışarı çıkınca bakar hep beraber karar veririz).

- yetersiz ışıklandırma ve havasız kabinler (canım müşteri içerde altı-üstü ne kadar kalacak ki? hem zaten fazla durmasın orda!!)

-  kilidi tutmayan yada kapı yerine eni dar perdeleri olan kabinler (insanın iki eli var, biriyle denerken diğer eliyle de kapıyı tutsunlar ne olacak?).  Buraya aslında kabin önünde bekleyen - her nasıl becereceksek giyinmeyi 2-3 dakikada- "oldu mu, denediniz mi?" diye seslenen satış görevlisi arkadaşları da ekleyebilirdim ama asıl konu onlar değil.

Nihayet, keyifle çıktığınız alışveriş turunuz deneme kabini mi yoksa bir gerilim filmi miydi bilemeden bitiverir.  Tabi cefakar Türk insanı kaldığı zor durumlara çare üretmekte ustadır ve oracıkta düşünür; elindekileri kapı üstüne ya da kilide asarak, en olmadı yere bırakarak deneyeceklerini üstüne geçirmeye çalışır; azimlidir başaracaktır.  Düşünmez bu içinde bulunduğu cendereye layık olmadığını, durumu şikayet etmeyi; sürer gider gerilim her alışverişte. Belki önemsenmeyen küçük ayrıntılardır bunlar; ancak bu veya başka konularda haklı eleştirilerimizi uygun dille, yetkin yerlere ulaştırdığımızda mevcut ve potansiyel işlerinde iyileştirmeler yapmayı düşünenlere yardımlarımız olacaktır. 

Elbette kendilerine gelen önerileri ciddiye alarak dinlemeli ve değerlendirme fırsatını da kaçırmamalı iş sahipleri. 

Sevgiyle.

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 179
Kayıt tarihi
: 02.11.12
 
 

Turizm eğitimini tamamladıktan sonra lojistik, eğitim, otomotiv gibi değişen sektörlerde çalıştım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster